Yükseliş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yükseliş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Kasım 2010 Salı

Değişimin 8 Basamağı

 1. Farkındalık

Acaba bu olabilir mi? Bu mümkün mü? Gibi sorular bizi değişimin birinci basamağına taşır. Biz fark etmesek de, bir şeyleri fark ettiğimizde, kalbimizin açılması gerçekleşir ve kalbimizde Tanrı Sevgisi vardır. Bu durumda 5. boyut olarak özetlenebilecek perdenin önüne gelinmiş olunur. Hala sorgulamaya devam ediyorsanız 1.basamakta bulunmaya devam ediyorsunuz demektir. Siz farkına vardığınızda, bu size kalbinizde Tanrı Sevgisinin olduğunu gösterir. Perdenin önünde duran bir çok insan vardır. Ancak, çoğu perdeyi geçmeyi istemez. Benim sabit, güvenli bir hayatım var denir. Ancak, yaşam yolunuz sizi sorgulamaya itmeye devam eder. Tanrı sevgisi var ise bu Üst Beniniz ile bağlantıda olduğunuzu gösterir. Burada hissedilen daha fazla bütünlüktür. Bir yakınınızı kaybettiğinizde, işsiz, parasız, çaresiz ve yalnız kaldığınızda, bir şeyler sizi iter ve sorgulamaya başlarsınız. Enerjinin yükselmesi ancak daha fazla kişinin fark etmesi ile olur. Önceden geçiş için kritik seviye %1 iken işimdi %0,5 civarındadır. Yaptığınız çalışmalarda sürekli sorgulama durumunda iseniz ilerleyemezsiniz. Fark edip perdenin önüne gelindiğinde ikinci basamak için hazırsınız demektir.
 

3 Kasım 2010 Çarşamba

Korkuyla Yüzleşme

Bu düşünceleri küçük kartlara yazarak, masanıza, görebileceğiniz herhangi bir yere koyabilirsiniz, yanınızda taşıyabilirsiniz, onları şarkı haline getirip söyleyebilirsiniz. Böylesi eğlenceli olur. Ciddiyet ortadan kalkar. Daha az direnç oluşur.

İkinci aşama dirençlerdir. Örneğin; ‘‘Sevgiyle iletişim kuruyorum’’ dediğimizde aslında bunun tam tersi düşünceler kafamıza üşüşüyorsa, içten içe öyle olmadığımızı düşünüyorsak, yapılacak şey, bu konudaki direncimizle yüzleşmemizdir. Gidip aynaya bakın ‘‘Sevgiyle iletişim kuruyorum’’ deyin. Aynadaki siz, size ne diyor? Gözlerinizin ta içine bakın. Doğruyu mu söylüyorlar? Dirençlerinizi fark edin. Bedeninizi izleyin. Gerildi mi? Bedeninizin hangi noktası kasılıyor? Boğazınız mı düğümlendi? Cümleyi tekrar boğazınızı elinizle hafifçe tutarak söyleyin. Boğazımız ifade noktamızdır. Direncinizi fark ettiğinizde bu kez şöyle söyleyin ‘‘Bu konudaki bütün dirençlerimi serbest bırakıyorum’’ Serbest bırakın. Salıverin gitsin…..

Aynada kendinizi izlerken söylediğiniz bu cümle sizde herhangi bir korku yarattıysa bu çok güzel, direnciniz işte burada, korkunuzla yüzleşme şansı için teşekkür edin. Şimdi bu korku ile yüzleşmemiz gerekiyor. Yine aynı örnekten gidelim ‘‘Sevgiyle iletişim kuruyorum’’ dediniz ama gözleriniz buna tam olarak inanmıyor, bir direnç var. Direnci serbest bırakmayı dilediniz, ama aynı zamanda bir korku hissettiniz. Belki herhangi bir zamanda iletişim sorunu yaşadınız ve beklide bunu hep yaşıyorsunuz, yada gelecekte böyle bir durumun içine gireceksiniz ve korkuyorsunuz. Örneğin insanlarla bir konuşma yada bir toplantı yapacaksınız. Ya iletişim kuramazsam, insanlar bana gülerse gibi şeyler düşünüyorsunuz.

Yapmanız gereken ilk şey korkunuzu görmektir…Onu görün ve kabullenin. Ondan kaçmayın. O sizin korkunuz başkasının değil. Korkunuzu isimlendirin ‘’Korku şimdi burada’’ deyin. Böyle söylediğiniz anda onun varlığını kabullenmiş oluyorsunuz.