Kendimle konuşuyorum. Kendimle mi konuşuyorum, onunla mı konuşuyorum? O Kim? Ben miyim? Ben olan beni gözlemleyen bu öteki ben kim? Gerçek ben kimim? Bu dünyada işim ne? Bütün bu yaşamın anlamı ne? Nereden geldim, nereye gidiyorum? Kendim olarak mı yaşıyorum yoksa bana ezberletilmiş, programlandığım bir hayatı mı yaşıyorum? Kendimi tanımak için uzun bir yoldayım.
Başmelek Uriel Mesajları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Başmelek Uriel Mesajları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Ocak 2013 Pazar
Gerçeğiniz Nedir?
Jennifer Hoffman Tarafından kanallık edilen Başmelek Uriel Mesajı - 21.01.2013
Kim olduğunuz, yaşam amacınız, yaşamınızın amacı, yarattığınız yolculuk ve yaptığınız seçimler, hepsi gerçeğe dayanır. Gerçek size verilmez ya da sizin için yaratılmaz, o sizin yargılarınıza dayalı olarak yarattığınız titreşimsel bir frekanstır. Başka bir deyişle gerçek, bir enerji akışı yargılama tarafından dondurulduğunda oluşturulan algılamadır. Her insanın kendi gerçeği vardır ve sizler gerçeklerinizin kesişimi vasıtasıyla diğerleriyle birleşirsiniz.
Enerjiyi dondurarak gerçekliğinizi oluşturursunuz çünkü ruh, fiziksel alanda var olabilmek için yoğun gerçekliğe ihtiyaç duyar. İşte bu şekilde dersleri öğreniyor ve insanlığın yolu olan yükseliş evrimini oluşturuyorsunuz. Yargılamalar yaratıyor ve belirli bir gerçek üzerinde enerjiyi donduruyorsunuz, böylelikle onu yanlış yapabileceksiniz, bu sizin şifa yolculuğunuz. Bu yargılamalar aracılığıyla 'Ben bu değilim' senaryoları yaratıyorsunuz, böylelikle 'Ben buyum' varlığınızı geri çağırabiliyorsunuz. Çoğu 'Ben bu değilim' senaryolarınız eylem ve kelimeler aracılığıyla başkalarınca yansıtılmıştır. Başkalarının gerçeklerini değiştirmek yerine, onların sizin kendi gerçekliğinizi değiştirmeye yardımcı olduklarını bilin.
Birinin gerçeği, onun sizin için gerçek olduğunu inanın ya da inanmayın, sahip olduğunuz bir gerçekle uyumlu olduğu zaman gerçek bir bağ oluşur. Bu gerçek genelde sizin 'Ben bu değilim' gerçeğinizin bir veçhesidir ve siz onu reddederek karşılık verirsiniz. Fakat bu onu gerçek dışı yapmaz ve o sizin için çok güçlü bir öğrenme, şifa ve dönüşüm barındırır. Acı veren gerçeklerin kendi inanç ve anlayışınızın bir yansıması olduğunu kabul ederek bu gerçeklerin size sunduğu şifaya ulaşabilirsiniz.
10 Ocak 2011 Pazartesi
Başmelek Uriel'den 2011 Kehanetleri
Yine bir kez daha bir başka yılın şafağındayız, bir çok başka yaşamlarımızda ve yıllardır öğreniyor olduğumuz derslerin bütünleşmesini daha iyi ayarlamak için bir başka fırsat... Tarafsızlık, gözlem, koşulsuz sevgi ve kabul yoluyla yaklaştığımız sürece; 2011’in bize getireceği, biraz daha berraklık, anlayış, değişim-dönüşüm ve büyümedir. Tüm bunlar, bu yıl bizim derslerimiz olacaklar çünkü ne zaman bağlantılı ve kuşatılmışsak, bağışlamayı, kabul etmeyi ve serbest bırakmayı beceremiyorsak; bu durumları yaşantımıza nasıl dahil edebileceğimizi bize gösterecek yeni derslerin geleceği kesindir. Artık ne yaptığımızın farkında değilmişiz gibi davranamayız. Bizler ustalaşıyoruz ve sorumluluklarımızı kabul etmenin zamanı geldi.
Meydan okuyucu bir yıla mı girdik? Bu “meydan okuma” ya yüklediğimiz anlama bağlı. Evet meydan okuyucu olacak; eğer, kaybedeceklerimiz için, her kayıba bakıp, onu bir serbest bırakma olarak algılayarak, yerinin başka bir şeyle dolduğunu izlemek yerine, kaybettiklerimiz için korku duyarsak…
Değişim-dönüşüm ile ilgili niyetimizi belirttiğimizde, olmayı arzu ettiğimiz şeyle aynı titreşimde olmayan durumlar bizden uzaklaşır. Bu duygusal olarak sancılı olabilir ama ruhsal düzeyde, istediğimizle aynı sıradadır. Bu şimdi artık kendimizi, beden, zihin, duygular ve ruh; yani her bir halimizin dahil olduğu bütünsel bir perspektifte görme zamanıdır, ve artık her adımı serbest bırakma ve yerine yerisini koyma sürecidir. Eskiyi salıverme, ve yeniyle bütünleşme, 2011’in en önemli konusudur.
Meydan okuyucu bir yıla mı girdik? Bu “meydan okuma” ya yüklediğimiz anlama bağlı. Evet meydan okuyucu olacak; eğer, kaybedeceklerimiz için, her kayıba bakıp, onu bir serbest bırakma olarak algılayarak, yerinin başka bir şeyle dolduğunu izlemek yerine, kaybettiklerimiz için korku duyarsak…
Değişim-dönüşüm ile ilgili niyetimizi belirttiğimizde, olmayı arzu ettiğimiz şeyle aynı titreşimde olmayan durumlar bizden uzaklaşır. Bu duygusal olarak sancılı olabilir ama ruhsal düzeyde, istediğimizle aynı sıradadır. Bu şimdi artık kendimizi, beden, zihin, duygular ve ruh; yani her bir halimizin dahil olduğu bütünsel bir perspektifte görme zamanıdır, ve artık her adımı serbest bırakma ve yerine yerisini koyma sürecidir. Eskiyi salıverme, ve yeniyle bütünleşme, 2011’in en önemli konusudur.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)