30 Aralık 2011 Cuma

Jeff Buckley - Hallelujah



2012; bilmiyorum hakkında binlerce şey okuduğumdan mı, rakamlarının güzelliğinden mi yoksa sadece içimde, yüreğimin derinlerinde bir yerlerde mucizelerle dolu olacağını söyleyen sesin yüzünden mi benim için çok güzel ve önemli bir yıl. Bu şarkı ise, nedense, onu çok güzel yansıtıyor gibi geldi bana.

Sakin... İlahi... Mucizevi... Yaratıcı...

Hepiniz için bütün güzellikleri, huzuru seçiyorum.

Sevgiyle, ışıkla, aşkla, bollukla kalın.

28 Aralık 2011 Çarşamba

Başmelek Mikail'den 2012 Mesajı

"Merhaba sevgili arkadaslarim,

Bu, yilin cok onemli bir zamani, bu nedenle sizlere sesleniyorum.

Bu, hepinizin uyanmaya cagrildiginiz bir zaman. Silkelenip bu gezegendeki rolunuzu kucaklama zamaniniz. Hatirlama zamaniniz. Bu sizi durten gudu, her zaman icinizdeydi. Artik onu kucaklama zamani geldi. Icinizdeki cagriyi duyma zamani geldi. One dogru bir adim atip oldugunuz insan olmaya, aslinda her zaman oldugunuz kisi olmaya baslamanin zamani. Bu, gercek potansiyelinize erisme ve onun gerektirdiklerini uygulama zamani.

Bu, sizin zamaniniz. Bu, hep beklediginiz an. Iste bu, o an. O zaman simdi. Yeni yila yaklasiyorsunuz.

2012 ile ilgili bircok sey soyleniyor. Bizler, bir cok kez, cok farkli kanallardan bu zamanin isigin zamani oldugunu soyledik. Ve oyle de. Sizler, sevgili arkadaslarim, sadece burada yapacaginiz ise odaklanmalisiniz. Iluzyonun odaginizi dagitmasina izin vermeyin. Isik isinizi yapmalisiniz ve isikta yurudugunuzden emin olmalisiniz. Isigin yolunda yurudugunuzden ve isigi konustugunuzdan emin olmalisiniz.

Isigi yaratin. Etrafinizdakiler icin isik olun. Sizler, buraya bu amac icin geldiniz. Artik bunu kucaklamanizin zamani geldi. Sizler, bu Bir'lik olmalisiniz. Sizler, isiga katkida bulunmalisiniz.

Biz, size yardim ediyoruz; ve biz, sizden simdi yurumenizi istiyoruz.'

27 Aralık 2011 Salı

Bilincin Öncüsü Olmak Hakkında

Bu yaşam zor ve meydan okuyucuydu, çünkü siz bilinçlisiniz. Bazen değilmiş gibi davransanız da, bilinçlisiniz. Yanıtları biliyorsunuz. Bazen bilmiyormuş gibi davranıyorsunuz, ve belki de bunca ıstıraba bu neden olmuştur. Yanıtları bildiğinizi biliyorsunuz, ama oyunun bir bölümü de bilmiyormuş gibi davranmaktı, tezahür ettiremezmiş gibi davranmaktı, bir yaratan değilmiş gibi davranmaktı, hâlâ sadece bir insanmış gibi davranmaktı. Ve en acı veren yanı da, yalnızca bir insan olmadığınızın bilincinde olmanızdır. Siz bir kurban değilsiniz; bir yaratansınız. Bir öğrenci değilsiniz; öğretmensiniz. Böylece hepimiz, gerçekleştirdikleriniz için sizi onaylıyoruz, ve ayrıca buna ek olarak, bunu anlayın ya da anlamayın, sizler yeni bilincin öncüleri oldunuz.

Bilinç şu anda zor bir şeydir, çünkü somut olmadığı düşünülür – sizin alemlerde, bizimkinde değil – çünkü onu ölçemezsiniz, çünkü onu analiz edemezsiniz, çünkü fazla değişken görünür. Çoğu kez reddedilir. İnsanlar zekânın nasıl ölçüleceğini öğrendiler, ya da en azından öğrendiklerini düşünüyorlar, ama bilinç sayıya dökülemediği ya da miktarı belirlenemediği için – bilincin oranı daha nicelendirilemiyor – onu reddetmek eğilmindesiniz.


23 Aralık 2011 Cuma

Daha iyi bir dünya için 10 niyet

Birinci Niyet – Yaşamı Destekle! 
Birisine karşı çıkmaktan ve zarar vermekten sakınıyorum. Herkesin kendi deneyimini yaşamasına izin veriyorum. Her şeydeki yaşamı sanki benimmişçesine görüyor ve onurlandırıyorum. Yaşamı destekliyorum.

İkinci Niyet – Gerçeğin Peşine Düş! 
İçimdeki pusulayı takip ediyor ve artık benim hayrıma olmayan inançlarımı siliyorum. Kaynağa gidiyorum. Gerçeği arıyorum.

Üçüncü Niyet – Yolunu Bul! 
Yaratıcı süreci başlatıyorum. Yaşamıma yön veriyorum. Yolumu ben yapıyorum.

Dördüncü Niyet – Sadeleştir! 
Daha iyi bir şeylere yer açmak için gereksiz olanları bırakıyorum. Rehberlik almaya, korunmaya ve her zaman en yüksek hayrıma olanla aynı yolda olmaya niyet ediyorum. Bildiğim ve bilmediğim kaynaklardan gelenlere güveniyorum ve kendimi açıyorum. Sadeleşiyorum.

Beşinci Niyet – Olumlu Kal! 
İyiyi görüyorum, iyiyi söylüyorum, iyi olanı yapıyorum. Tüm deneyimlerimin bana verdiği hediyeleri kabul ediyorum. Zerafet ve şükürle yaşıyorum. Olumlu halde kalıyorum.


Hayal Edin

Pleiadies Mesajları 21/12/11

19 Aralık 2011 Pazartesi

Ruhlar, Ruh Işınları, Ruh Eşleri, İkiz Ruhlar

Sal Rachele

Ruh Nedir?
Bir ruh Yaratıcı’nın bireyselleşmiş fasetidir (görünüşüdür). Her birimiz bireysel bir ruhuz, ama ayrıca okyanustaki bir dalgacık gibi Yaratıcı’nın gerçek parçasıyız. Eğer egonun ve kişiselliğin tüm katmanlarını çıkarıp atarsanız, kalan şey bizim gerçek özümüz veya ruhumuzdur.

Ruh Işınları
Farklı ruhlar Yaradılışın farklı niteliklerini ve arketiplerini yaymaya eğilimlidir. Büyük arketipleri tanımlayan bir renk şeması vardır. Çakra sisteminde kullanılan aynı şemadır. “Kırmızı” çok tutkulu, ihtiraslı ve fiziksel olmaya eğilimlidir, “turuncu” çok sosyaldir, “sarı” entelektüeldir, “yeşil” Dünyasal ve şifaya yöneliktir, “mavi” kavramsal ve zihinseldir, “indigo” sezgisel ve psişiktir ve “mor” yüksek bilgelik ve aşkınlıktır. Bunlar sadece arketipler iken, bazen ruhları bu şekilde kategorize etmek yararlıdır. Şüphesiz ki, sınıflandırma bir tuzak olabilir, çünkü hepimiz Sonsuz Bir’in enkarnasyonuyuz. Hiç bir ruh ışını diğer ruh ışınlarından daha iyi değildir – sadece farklıdır. Çakra ve ışınlarla ilgili birçok kitap vardır.

Ruh Eşleri
Derinden bağlı olduğunuz herhangi bir ruh sizin “ruh eşiniz” olarak düşünülebilir. İnsanlar bir çok ruh eşine sahip olabilir. Genelde, bunlar benzer ışınlara ve spiritüel yollara sahip olan bireylerdir ve çoğu zaman birçok yaşamlarda birlikte olmuşlardır.

Ruh İkizleri
Bir ruh ikizi, kendinizin “diğer yarısı” olarak adlandırılanı temsil eden tek bir ruhtur (gerçekte “diğer bütün” demek daha doğrudur, ikiz ruhunuz kendi hakkında özerk (egemen) bir varlıktır). Ruhlar bütünden orijinal olarak farklılaştıkları zaman, çiftlere bölünürler ve sonra tekrar tekrar bölünürler. Her orijinal ruh çiftinin bir üyesi her zaman yüksek boyutlarda kalırken, diğer üye alt dünyaları keşfeder. (Siz buradayken, ikiz ruhunuz 6 ncı veya 7 nci boyuttadır).

16 Aralık 2011 Cuma

Foton Kuşağı Etkisi

Foton, kütlesi olmayan ancak enerjisi ve momentumu olan parçacık özelliği göstererek dalgasal olarak yayılan kuantum ışığıdır. Buradan hareketle Foton kuşağı yüksek frekansta ve buna bağlı olarak çok yüksek enerjide fotonlardan oluşan bir kemer biçiminde ışık kümesidir denebilir. Gökyüzüne baktığımızda sadece gözümüzün gördüğü binlerce yıldız ve göremediğimiz milyonlarca hatta milyarlarca yıldız vardır. Hepimiz yıldızların ışık ve ısı saçtığını, çok yüksek enerjilere sahip olduğunu hatta güneşten bile fazla enerjide ve büyüklükte yıldızlar olduğunu biliyoruz. İşte Foton kuşağı da böyle bir yıldız kümesinin dünyaya yaklaşması olayıdır.

Foton kuşağı ilk defa Halley kuyruklu yıldızını da keşfeden ve adını veren ingiliz bilim adamı ve astronom Edmund Halley tarafından bulunmuştur. Halley, 6 yıldızdan oluşan bu kuşağın Güneş yörüngesinde belli bir hareket sisteminde döndüğünü ve yaklaşık 3 bin yıl gibi bir süreçte dünyaya en yakın konuma geldiğini makalelerinde anlatmıştır. Günümüzde bu olay sonucunda insanda ve dünyada oluşabilecek değişiklikler hakkında birçok araştırma ve rivayet bulunmaktadır. Bu söylemlere göre dünya bir aydınlama sürecine girecek ve insanoğlu üçüncü boyuttan beşinci boyuta geçiş yapacaktır. Foton kuşağının dünya çekim alanına yaklaşmasıyla birlikte insanlıkta ve dünyada oluşacak fiziksel ve ruhsal değişimler birçok tezde şu şekilde açıklanmaktadır.

Birinci Gün: 21 Aralık 2012 olarak öngörülen bugün de yüksek enerji ve manyetik alanla birlikte hiç bir elektrik, elektronik ve manyetik alet çalışmayacak. Bitkiler, hayvanlar, insanlar ve tüm canlıların hücreleri bu enerjiden etkilenerek değişime uğrayacak buna bağlı olarak canlılarda bedensel bir değişim gözlenecek. Dünya zifiri bir karanlığa gömülecek.

15 Aralık 2011 Perşembe

Pleiades Mesajları 14/12/11



İletişim yolları, kanalları artan bir şekilde açıldıkça sizler de kendi olasılıklarınıza uyanmaya başladınız. Size söz verilenler hatta çok daha fazlası artık elinizin altında ve hissetmekteyiz ki biraz destekle yüreğinizin götürdüğü yere gitmek için gerekli motivasyonu bulacaksınız.

Şunu anlamalısınız ki her şey bir seçimdir ve yüksek boyutlara olan yolculuklarını ertelemeyi seçen bir çok insan olacaktır. Bu onların kararıdır ve bizler her bireyin özgür iradesi ile yaptığı seçimleri onurlandırıyoruz. Bir noktada herkes yolunu bulacaktır ve biz onların bilinen dünyada eğitimlerine devam etme kararına saygı duyuyoruz.

Sizler yeni ve heyecanlı bir maceraya atılmayı seçenlersiniz. Sizler farkındalığın genişleyen yollarını izlemeyi arzuladığınızı gösterenlersiniz. Kapı sizin için açık. Adımınızı güvenle atın ve korkacak hiçbir şey olmadığını bilin.

Gerçek bir lider olun!

Tanrı dedi ki:

Bugün hayat dahilinde kendinizi ifade edeceksiniz. Savunma yapmaktan ziyade kendinizi ifade edin ve tabii ki bunu da saldırgan bir şekilde yapmayın. Günlerinize karşı olan tutumunuz pek çok açıdan, bir buldog gibidir sizin. Günlerinizi serbest bırakmazsınız; izin vermezsiniz ki gitsinler. Parça parça etmek için hemen hazırsınızdır. Onları dişlerinizle yakalayıp ağzınızda iyice bir sallamaya, size teslim olana kadar yerden yere vurmaya hazırsınızdır.

Canlarım, güne sizin teslim olmanız daha hayırlıdır. Bu vazgeçmek, tahttan inmek anlamına gelmez. Bunun anlamı tahtınızı, konumunuzu müdafaa etmektir. Önemli olan o tahtta nasıl oturduğunuzdur. Bezgin bir şekilde, kambur kambur oturmazsınız ama arkanıza yaslanabilirsiniz tabii ki. Önüne gelen tüm dilekleri reddetmeye hazır zorba bir Hükümdar gibi de oturmak istemezsiniz tahtınızda elbet.

Işık Fenerleri

~ Yuvadan Hatırlatmalar ~
Steve Rother tarafından aktarılmıştır
Kasım 2011

Işığınıza Yer Açın
Yuva’dan Selamlar

Sevgili varlıklar, bu çok eşsiz bir gün çünkü daha önce hiç gerçekleşmemiş bir varoluş seviyesi yarattınız. Çok sihirli bir şeye kapı açtınız. Bu adımı atabilmeniz için enerji bir süredir gelişmekteydi. Değişim, bir çok yönde başladı fakat her gün gözlerinizi açıp yeni günü selamladığınızda, gün farklı bir enerji seviyesi ile başlıyor. Direkt olarak önünüzde sizi bekleyen olaylardan bahsetmemize izin verin çünkü bazılarınız, bunları bizzat deneyimliyor olacak.

“Parlak Işıklar”
Dünya üzerinde çok çeşitli parlak ışıklar gördünüz; Yuvadan kendi ışıklarını getirip sizin kendinizi ve Yuvanın ışığını daha iyi görebilmenize yardımcı olmak için bir biyolojik balon (fiziksel bedenleri) vasıtasıyla yansıtan kişiler gördünüz. Bazı insanların çok fazla ışık taşıdıklarını her zaman biliyordunuz. Gözleri öyle parlak ki dikkatleri üzerlerine çekiyorlar ve o kadar yaratıcılar ki her konuda, dokundukları her şey sihire dönüşüyor. Ama bazen titreşimleri o kadar yükseliyor ki onlar için Dünyada, titreşimi böylesine düşük bir gezegende olmak çok rahatsız bir hale geliyor. Birçoğunuz bizim “Dünya Melekleri” adını verdiğimiz bu parlak ışıklarla tanıştınız. Bir çok yetenekle dünyaya geliyorlar ve bunları, hiç duraksamadan karşılıksız başkalarına sunuyorlar. Genellikle kendilerinden veriyorlar ve ödedikleri bedel çoğunlukla ağır oluyor. Ancak arkalarında insanlığın gelişimine yardımcı olan inanılmaz yetiler bırakıyorlar. Böyle olan birçok sanatçı gördünüz, örneğin çok genç yaşta ölen ama geride silinmez izler bırakan müzisyenler biliyorsunuz. Bazı Dünya Melekleri, Dünya gezegeni üzerinde insan olmak için çaba gösterirken çok zor zamanlar geçirdi. Bunu size şimdi söylüyoruz çünkü dünyada saklayamayacak kadar çok parlak ışıkları olan seçilmiş az sayıda insan oldu. Ama, sevgili varlıklar, artık sizin de bu ışığı almak üzere olduğunuzu söylüyoruz. Size sorumuz şu: bugün böyle bir şey olacak olsa hayatınızda bu ışığa yer var mı? Anlayacaksınız ki böylesine bir ışığı taşımak ve Yuva ile çok güçlü bir bağlantı kurmak kulağa hoş gelse de, henüz birçoğunuzun hayatında buna yer yok. Hayatınızı günlük arzularınız, zevkleriniz, tutkularınızın etrafında kurmuşsunuz, peki birden Dünya Meleklerininki gibi müthiş bir ışık saçmaya başlasaydınız ne olurdu? Artık bunu düşünmenin zamanı gelmiştir. Hayatınızı gözden geçirin – neredesiniz bakın. Birçoğunuz, ilişkilerini, işlerini ya da günlük olarak yaptıkları işleri gözden geçiriyor. Bunu yapmanız sizin için çok ama çok önemli bir hal alıyor çünkü burada bulunmanızın bir nedeni var.

Yuvadan sadece sizin tarafınızdan Dünyaya getirilebilecek bir ışığı taşımak üzere buradasınız. Ruhunuz bir enkarnasyondan diğerine geçti, sırf bu ışığı taşıyıp onun ifadesi olabilesiniz diye. İşte buradasınız. Size diyoruz ki kendi ışıklarından dahi korkanlar olacak çünkü bu, ışığın bir başkasından yansıdığını görmekten çok daha korkutucu bir şeydir.

12 Aralık 2011 Pazartesi

Üçüncü Boyutun Yok Olması Ne Demek Allah Aşkına?

2012 yaklaştıkça bu tip bir mesaj vermenin gerekliliği de arttı, zira, deyim yerindeyse üçüncü boyutta oyunun son dakikaları oynanıyor.

En basit anlatımla; üçüncü boyut olarak bildiğimiz düşünme, hissetme ve harekete geçme alışkanlıklarımız artık sahneden çekiliyor. Herkes, dördüncü boyut bilincine ve deneyimine doğru yükselmekte. Oradan da beşinci boyuta doğru ilerleyecek.

Bununla birlikte, dünyamızdaki insanların büyük çoğunluğu bu dönüşüm için hazır değil. Tabii bu oluşa engel değil ve neler olduğunun farkında olmayanlar için pek de kolay ve rahat bir deneyim olacağı söylenemez.

Yine de bu hepimiz için çok eğlenceli, harika bir deneyim olabilir. Dönüşümün ne olduğu ile ilgili temel bilgiler, boyutların ne olduğu, düşünce ve duygularımızla başa çıkabilmemiz için birkaç basit yol ile herkes farkındalığını dönüştürebilir ve yüksek titreşimli boyutlara çok daha mutlu ve huzurlu ilerleyebilir.

Boyutların ne olduğunu bilmiyorsanız yalnız değilsiniz. Üçüncü boyutta bildiğimiz anlamda yaşam oyununu oynayan insanların çoğu, bunu oyunun kurallarını ve en iyi şekilde nasıl oynanabileceğini anlatan bir kullanım kılavuzu olmadan oynuyor zaten.

Bu yazı sanki bir kullanım kılavuzu gibi temel bilgileri içeriyor. Üçüncü, dördüncü ve beşinci boyutların olduğunu ve neden şu anda yaşamınızda göz önünde bulundurmanız gereken en önemli şeyler olduğunu size anlatacak bilgileri içeriyor.

Eğer bu boyutların yapısını tam olarak anlar ve oyunu kurallarına göre oynarsanız, bu dönüşüm zamanında korkmadan, çaba sarfetmeden, gereksiz heyecan ve strese kapılmadan günlük hayatınızın içinde beklemediğiniz değişimlerin içinden kolayca geçebilirsiniz.

O yüzden önce boyutların ne olmadığı ile başlayalım.

Öncelikle boyutlar yer ya da mekanla ilgisi olan şeyler değildir ve yatay bir düzlemde ilerlemezler yani üst üste konulmuş gözleme gibi 3-4-5-6 sayılacak şeyler değildir. Ve ne üçüncü ne de dördüncü boyut, üzerine oturduğunuz bir koltuk gibi, çevrenizi saran duvarlar hatta dünyanın kendisi gibi bir şey değildir. Onlar formdur ki bu hem üçüncü hem dördüncü boyutta da olan şeydir yani üçüncü boyut olmadığında dördüncü boyutta da form vardır.

Genel olarak boyutlar için; her boyutun kendi frekansına ve olasılıklarınaa açık ve onunla aynı titreşimde olanlara açık farkındalık halleridir diyebiliriz.

Bir anlamda, her boyutu kuralları, orada oynamayı ve yaratmayı seçenler için olası ve olası olmayan tarafları olan farklı oyun cinsleri gibi düşünebilirsiniz.

Bu durumda üçüncü boyut nedir?

7 Aralık 2011 Çarşamba

Affetmek

Nefret dolu bir yaşam, mutsuz bir yaşamdır.
Affetmek insanı derinleştirir. Affetmek için, insanın ruhsal ve zihinsel olarak kendisini hazır hissetmesi gerekir.
Çünkü affetmek bir seçimdir.
Kimsenin zorlamasıyla affetmek mümkün değildir.
Affetmek bir süreçtir. Birdenbire affedişler bile bir sürecin ürünüdür.
Affetmeyi seçtiğinizde kimse size borçlanmayacaktır. Yani koşullu affetme yoktur.
Diğer insanında sizi affetmesini, değişmesini veya sizin istediğiniz gibi olmasını beklemeyin.
Affetmek bir seçimdir.
Amacı sizin rahatlamanızdı r, sizin özgürleşmenizdir.
Nefret duyduğunuz kişinin yaşıyor yada ölmüş olması sizin affetme sürecinde duyduğunuz acıların yoğunluğunda bir farklulık yaratmıyacaktır.
O sizin acılarınız.
Affetmek kolay değildir.
Fakat özgürleşmek için gereklidir.

Olağanüstülük ve Açılım

Tanrı dedi ki:

Eğer Yeryüzünde olmasaydınız, bir bedeniniz, fiziksel bir varlığınız olmasaydı hayat da kusursuz, pürüzsüz olurdu. Fikir ayrılıkları, anlaşmazlıklar olmazdı, rahatsızlık veren alışkanlıklar olmazdı, huzura ve sevgiye yönelik müdahaleler, engeller olmazdı. Kayıp diye bir mevhum olmazdı. İnsanların biri birlerine rastlamaları, çarpmaları, sendelemeleri olmazdı; engeller olmazdı, yolunuza ya da başkaları olarak görünenlerin yoluna çıkmak olmazdı. Çekip çekiştirmek, itmek, itelemek, başka yönlere çevirmek, kaçmak olmazdı.

Ruhlar ilişkilerle ilgili olarak neyi zor bulabilirdi ki acaba? Fiziksel dünyada olanların haricinde rahatsızlık veren hangi alışkanlıklar, davranışlar olabilirdi? Sesi sonuna kadar açık radyolar, tadı berbat gelen şeyler veya bu somut dünyada olmasanız şayet bakmanın size cazip gelmeyeceği, görmekten hoşlanmayacağınız şeyler nasıl var olabilirdi?

Sizler insan kılığına bürünmüş parlak ruhlarsınız. Beş duyunuz var. Dahilinde hareket ettiğiniz bedenlere sahipsiniz. Ah, tabii, zaman ve mekan var. Sizi avuçlarının içine almışlar.

Zaman ve mekan; asıl sorun da burada zaten.

Zaman ve mekan mefhumlarının dahilinde tarifsiz güzellikler ve bunların algılanan tezatları mevcut. Dünya Hayatı muazzam bir çeşitlilik içeriyor. Bu sizin için olan bir dünya.

Ruhunuz tabii ki ayağını vurmaz, tökezlemez! Yerlere bir şeyler döküp saçmaz. Başını derde sokmaz. Hazımsızlık çekmez. Hangi yoldan gideceği yönünde asla kararsız değildir.

Ruhunuzun ödemesi gereken faturaları, spam mailleri ya da arabasıyla ilgili sorunları yoktur. Fiziksel bedeniniz olmasa sorunları, engelleri bilmezdiniz.

Pleiades Mesajları 5/12/11

1 Aralık 2011 Perşembe

Om Mani Padme Hum Mantrası



Mantraları söylemeyi çok seviyorum. İnsanı muhteşem derinliklere götürüyor. Aynı bizim ilahilerimiz gibi. "Om Mani Padme Hum" benim en favorilerimden. İnanışa göre bu mantrayı söylemek insanı her türlü tehlike ve kötülükten korurmuş. O da bunlar varsa tabii. :) Mantranın anlamı için bir web sitesinde güzel açıklamalar buldum. Onu paylaşıyorum, kaynağı da aşağıda yazıyor.
---
OM MANI PADME HUM mantrası çok önemlidir, ancak mantra ile birlikte altı heceden oluşan anlamını zihinde canlandırarak tekrarlamak büyük önem taşır.

İlk hece OM üç harfin birleşimidir; A,U,M. Bu hem saf olmayan : beden(body), ifade (speech), ve zihin (mind)'i aynı zamanda da saf olan Buda bedeni, ifadesi ve zihini'ni temsil eder.

Saf olmayan; beden, ifade ve zihin saf olan; beden, ifade ve zihin'e dönüştürülebilirmi yoksa bunlar tümüyle ayrımıdır? Geçmişteki tüm Buda'lar bizim gibi yaşayan varlıklardı ve yolda aydınlanıp özgürleştiler. Budizm başlangıçtan beri tüm iyi karakterleri barındıran, hatasız, saf bir varlığı öne sürmez. Saf beden, ifade ve zihin'in geliştirilmesi, basamak basamak saf olmayanın bırakılması ve dönüştürülmesi ile olur.

Peki bu nasıl oluyor? Yol, mantra da OM'u takip eden 4 hecede gizlidir. MANI mücevher anlamına gelir, metodun faktörlerini sembolise eder; Özverili bir yaklaşımla aydınlanmayı amaçlamak, sevgi ve şevkat. Fakirliği ortadan kaldırabilecek değerli bir mücevher gibi, aydınlanmayı amaçlayan özverili zihinde; fakirliği, zorlukları, yenidendoğum çarkını(cyclic existence) ve yanlızlığı ortadan kaldırabilir. Duyarlı varlıkların fiziksel isteklerini yerine getirebilecek değerli bir mücevher gibi aydınlanmayı amaçlayan özverili zihin de duyarlıvarlıkların dileklerini yerine getirebilir.

Yoldaki Işık Olmak

Başmelek Mikail'den Mesaj LM-12-2011
Ronna Herman kanalıyla aktarılmıştır

Sevgili üstatlar, bu zamanların birçok özel izinin (takdir) yürürlükte olduğu eşi görülmemiş zamanlar olduğunu anlamanız çok önemlidir. Bu, İlahi mirasınıza ve özel armağanlarınıza ve yeteneklerinize erişmek için siz Işık arayıcıları için büyük bir fırsattır. Nadir aralıklarla ve bir büyük Çağdan diğerine geçiş periyodu sırasında, Kozmik Yasa melek alemi ve spiritüel hiyerarşi Varlıklarının perdeden geçip insan ırkının seçkin, uyanmış üyeleri ile temas kurmasına izin verir. Bu olağanüstü, ileri Varlıklar ile etkileşim kurma istekliliğini ve arzusunu ifade etmelisiniz, çünkü onlar özgür iradenizi ihlal etmezler. Dikkatinizi belirli bir üstada, meleğe veya Işık Varlığına odakladığınız zaman, onlar hemen sizin farkınıza varırlar ve yanıt verirler. Arzunuz ne kadar yoğun, samimi ve sürekli olursa, onların ışıltılarının daha fazlası size sunulur.

Koruyucu melekleriniz, ruhsal rehberleriniz ve öğretmenleriniz, dönüşümün bu kaotik zamanları için kritik olan bilgeliğin yüksek frekanslarını almanıza yardımcı olmak için her çabayı gösteriyorlar. Bu hayırsever Varlıklar Solar Güç Merkezinizde ve en sonunda Kutsal Kalbinizde Işığı yoğunlaştırarak dikkatinizi çekmeye çabalıyorlar. Yükselmiş üstatlar ve melek alemleri ile bilinçli olarak iletişim kurma davetini yüzyıllardır beklediniz ve onlar da bu zamanı sabırla beklediler. Işık Varlıkları ile konuşmak insan Varlıklar olarak sizin için büyük evrimsel bir adımdır, çünkü bu içinizde hızla yeni bir bilinç farkındalığını ve güçlü bir dönüşümü kolaylaştırır. Büyük bir olasılıkla, önce kişisel rehberlerinize bağlanıp onlar ile etkileşim ve iletişim kurarsınız veya bazen üstat öğretmeniniz sizinle hızla bir ilişki oluşturur, özellikle eğer bu yaşama enkarne olmadan önce o belirli Varlık ile çalışma anlaşması yaptıysanız.

Birçoğunuz altıncı hissinizi - sezgisel zihin - geliştirme sürecindesiniz, bu süreçte RuhÜstü Benliğinize ve çoklu Yüksek Benliklerinizin bazı fasetlerine direkt bağlantıya sahip olacaksınız. Bu, yuva üssünüze, İlahi Ben'im Varlığınız/Tanrısal Benliğinize direkt bağlantı aşamasının başlangıcıdır. Tanrı'yı cennetlerde veya çok uzaklarda, erişilemez yerlerde aramayın, çünkü Yaratıcının özü, Kutsallığın Kıvılcımı Kutsal Kalbinizde oturur. Birçoğunuz İlahi kaynaklarınızın farkına varıyorsunuz; ancak, Kozmik Işık taşıyıcısı olarak engin potansiyelinizin sadece küçük bir ipucuna sahipsiniz. Yaratıcı Işığın sürekli artan frekanslarına uyumlanmanız çok önemlidir, çünkü bu yükseliş sürecini hızlandırır ve Yol üzerinde bir Işık ve bir Yol Gösterici olma taahhüdünüzü gerçekleştirebilmeniz için, Kendinin üstadı statüsünü elde etmenize yardımcı olur.

Hatırlayın, sadece kendinizin ve Enerji İmzanızın uyuşabildiği titreşim seviyelerine erişebilirsiniz. Bu nedenle, zihinsel ve duygusal bedenlerinizde daha dengeli ve uyumlu bir Varlık Haline ulaşmak için bir temizlenme/arınma sürecinden geçmiş olmanız çok önemlidir.