11 Haziran 2013 Salı

Onu görür görmez vuruldunuz ve ne güzel ki o da size... Kader ağlarını ördü ve bu vurulma sizi evliliğe kadar götürdü; çok mutlusunuz. Amanın o da ne o artık hamile ve 9 ay sonra artık dokunmaya bile kıyamadığınız bir bebeğiniz var kucağınızda. Misler gibi kokuyor. Ona doyamıyorsunuz. Dünyada başka bir şey yok ondan başka gözünüzde... Sonra yıllar geçiyor. O bebek büyüyor, okula gidiyor, sonra ilkokul bitiyor, sonra lise, sonra üniversite. Artık iş bulması lazım onun. Hayatını kurması lazım. Çünkü siz hep başında olamayacaksınız. Mümkünse devlete girsin de garantili bir işi olsun ya da sabit maaş alabileceği bir kurum olursa süper olur. Yeter ki hayatını kurtarsın. (!) Sonra mı? Bir işe girdi hayırlısıyla ve o da evlendi ve şimdi torununuz var kucağınızda. Allaaaah! Mis gibi kokuyor, tıpkı çocuğunuz gibi. Özlemişsiniz bu kokuyu. Ohhh! Derken aradan yıllar geçti, torununuz büyüdü, ilkokul, lise, üniversite. Artık iş bulması lazım onun. Hayatını kurması lazım. Ölmeden mürvetini görmeniz lazım. Şanslıysanız, torununuzun çocuğunu sevebilirsiniz...

"Damdan düştü bir kurbağa, titretti kuyruğunu, bunu gören jandarma şöyle yazdı mezar taşına: Damdan düştü bir kurbağa, titretti kuyruğunu, bunu gören jandarma şöyle yazdı mezar taşına: Damdan düştü bir kurbağa, titretti kuyruğunu, bunu gören jandarma şöyle yazdı mezar taşına..." diye sonsuza kadar uzanan bir tekerleme vardır. Aha da bizlerin hayat adına bildiğimiz, aslında "üretim bandı"na sokulmuş ve benzer biçimde şekillenen kölelikten ibaret. Başta çok az bir azınlık var. Her şey ama her şey ellerinde ve bunu devam ettirmek adına Dünya'da yapmadıkları oyun, çektirmedikleri acı yok. Diğer tarafta kendini özgür zanneden ama aslında ruhlarından beslenilen milyarlar var. Tıpkı Matrix'teki gibi, orada elektrik üretiliyordu insanlardan; burada ruhları sömürülüyor üretim bantlarında...

İşte artık bu senaryonun değişme zamanı geldi insanlık tarihinde... Binlerce yılın senaryosu değişiyor ve insanlık tarihinin en önemli ruhsal devrimini yaşadığımız dönemlere adımları -daha yeni- attık. Şu anda yaşadıklarımız sadece bir başlangıç, tüm dünyada niceleri zıplayacaklar görün bakın. Mevcut kurulu düzenler değişecek ve insanlık bambaşka bir boyuta geçecek... Bizler de bu değişimde canlı kanlı rol alanlarız. Bu dünyaya niye geldik diye mi soruyordunuz? Bundan daha eğlenceli bir sebep olabilir mi?

Hiç kimseye, partiye vs. karşı zıplamıyoruz biz orada. Biz insanlığın uyanışını kutlamak, kutsamak ve bu aydınlık enerjiyi dünyaya yaymak için zıplıyoruz. Üretilen bu enerjinin karşısında hiç bir şey duramaz ve bilakis zaten onlar da tadını alınca katılırlar bu okyanusa... İşte bu yüzden zıplayın... Ruhlarımızın uyanışı için... İnsanlık için... Gelecek nesiller için...

Hasan “Sonsuz” Çeliktaş
www.derki.com
www.thewisemag.com
Genel Yayın Yönetmeni

Facebook: www.facebook.com/hceliktas
Twitter: www.twitter.com/hasansonsuz

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme