6 Mart 2011 Pazar

Rüyalar...

Öylesine zenginleşti ki rüyalarım, bir anlam yüklemekte zorlanıyorum. Bir şeyler anlatmaya çalışıyor özbenliğim ama ben tam anlamlandıramıyor, sesini duyamıyorum...

Gökyüzünden hep bir şeyler yağıyor, bir şeyler iniyor, hep tepemize inip bir şeyleri yıkıyorlar. Ben bazen koyun can derdinde kasap mal derdinde misali mal mülk derdine düşüyorum, bazen tadını çıkarıp kendimi bırakıyor, düşen şeye ilginç bir anlam yüklüyorum. Tabii bunlar rüyamda. Uyanınca ise derin bir şaşkınlık duygusu bırakıyor.

Yıllar önce de bir rüyam vardı, gökyüzünden yanan kamyonlar iniyordu. Geçenlerde içi sebze meyve dolu dev içbükey kubbeler indi gökyüzünden, dün gece ise kat kat renk renk evlerin olduğu bloklar indi. Sanki legodan karmaşık bir evler bloğu yapmış bir çocuk da biri de onu sihirli değnekle gerçeğe dönüştürmüş gibi bir şey. Ben ise bir düğündeydim ve ağaç ev gibi bir yerde düğünün başlamasını bekliyordum. Gökten inen evler bloğu o ağaç evin üzerine düştü. Ve benim çantam oradaydı. Eyvah çantam deyip koştum. Ev yıkıldı, çantam ise içindekiler dağılmış bir halde önüme düştü...

Gel de çöz bulmacayı çözebilirsen. Sanırım herşey yıkılacak ama gerçekten önemli olan şeyler sağ kalacak. Artık o an önemli olan ne olacaksa.

Sevgiyle kalın...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme