6 Haziran 2011 Pazartesi

Suçlama beni...

Bugün 3 kere aynı konu gündeme geldi. Benim insanları suçlamam meselesi.
İşle ilgili bir tanıdığım bana bir e-mail yazmış; ben hep onu suçluyormuşum, benim hiç mi suçum yokmuş?
Sonra çalıştığımız bankadaki görevliye yapmadığı bir şey için sitem edince o da direkt beni suçlayıcı konuşuyorsunuz cümlesini sarfetti.
Üzerine ofisimizdeki arkadaşlarımızdan biri siz hep beni suçluyorsunuz ama dedi bir konuda şakalaşırken.
Şaka falan ama sonuçta 3 oldu. 3 önemli. 3 olunca iyice ciddiye almak gerek. Zaten dikkatimi çekmişti, tam pekişti.
Son dönem gerçek bir temizlik dönemi. Dip köşe temizliği. Hele bu 3 tutulma arka arkaya gerçekten büyük değişimlerin, kendi içine dönüp kalan kırıntıları temizlemenin, kendine yolculukta yoldaki bütün engelleri kaldırmak için yapılacak özverilerin zamanı.
Bu yüzden olsa gerek bu aralar sürekli temizlik halindeyim. Bilinçaltımda en derinlerde kalmış en negatif inançlar açığa çıkıyor. Onlarla ilgili olaylar peşpeşe geliyor. Geliyorlar bakalım ben ne tepki vereceğim diye. Nasıl seçimler yapacağım diye. Heyecanlı bir oyun bu.
Anlayabilene, sindirebilene.
Yoksa, doğrusunu söylemek gerekirse, insan çıldırabilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme