26 Mayıs 2012 Cumartesi

Yükseliş Yolunun Tuzakları

Joshua Stone

Yaşamda spiritüel öğretmen, spiritüel psikolog ve talebe olarak yolculuğum boyunca, spiritüel yolun bir çok tuzaklarının farkında vardım. Bu konuda uzman olduğumu düşünüyorum, çünkü bunların çoğuna kendim yakalandım. Aşağıdaki liste üzerine meditasyon yapmanızı ve derin bir şekilde konsantre olmanızı öneririm.

Sözcükler kısa olmasına rağmen, iç görüleri mükemmeldir. Amacım bu dersleri öğrenmemenin neden olduğu ıstıraptan, yükseliş yolunuzdaki gecikmeden kurtulmanızdır. Spiritüel yol bir seviyede çok kolaydır, başka bir seviyede inanılmaz karmaşıktır. Yolun her adımında negatif egonun ve karanlık güçlerin sunduğu cazibeler, kapanlar, tuzaklar vardır.

Hatalar yapmak ve bunlara yakalanmak pek aladır. Endişem uzun zaman boyunca bunlara yapışıp kalmamanız için yardımcı olmaktır.

Yükseliş Yolunun Tuzakları 

1. Kişisel gücünüzü başka birilerine, başka şeylere vermek (Diğer insanlar, bilinçaltı zihniniz, negatif egonuz, beş duyunuz, fiziksel bedeniniz, duygusal bedeniniz, zihinsel bedeniniz, bir guru, Yükselmiş Üstatlar, Tanrı – gücünüzü tüm bunlara veya başka şeylere vermek).
2. Başkalarını sevmek, ama kendini sevmemek.
3. Tüm probleminizin kaynağının “negatif egonuz” olduğunu fark etmemek.
4. Tanrı’ya odaklanmak, ama içsel çocuğunuzu doğru şekilde bütünleştirmemek ve içsel çocuğunuza anne – babalık yapmamak.
5. Doğru beslenmemek, yeterli egzersiz yapmamak, bunlar fiziksel rahatsızlığa neden olur, sonra tüm diğer seviyeleri kısıtlar.
6. Spiritüel yaşama derin dalmak, ama anlaşılması ve üstat olunması gereken psikolojik seviyeyi fark etmemek.
7. “Maddi arzular”.
8. Gücün tuzağı ve çekiciliği. Bu çekicilik başkalarının üzerinde uygulanan gücün tuzağıdır.
9. Fazla topraklanmamış olmak, bunun kişinin fiziksel bedeninde zararlı etkisi olur.
10. Dünyada cenneti yaratmak yerine dünyadan kaçmaya çalışmak.
11. Tüm görüntünün altındaki gerçek realiteyi görmek yerine görüntüleri görmek.
12. Zaten (herkesin olduğu gibi) Ebedi Benlik olduğunuzu kavramak yerine Tanrı olmaya çalışmak.
13. Her şeyin nedeni olduğunuzu kavramamak.
14. Kendi içinizde kendinizi gerçekleştirmeden bütünüyle başkalarına hizmet etmek.
15. “Haklı öfke” diye bir şey olduğunu düşünmek. Öfke insanlar için büyük bir tuzaktır.
16. Aşırı olmak ve her şeyde ılımlı olmamak.
17. Spiritüel olmak için zahit, çileci olmak (dünya nimetlerinden elini ayağını çekmek) zorunda olduğunuzu düşünmek
18. Çok ciddi olmak, yaşamınızda yeterince neşe, mutluluk ve eğlence olmaması.
19. Disiplinsiz olmak ve spiritüel uygulamalarınızı fasılasız sürdürememek.
20. Bir ilişkiye girdiğiniz zaman, spiritüel uygulamalarınızı ve araştırmalarınızı bırakmak.
21. Bir ilişkiyi kendinizin ve Tanrı’nın önüne koymak.
22. Hayatınızı içsel çocuğunuzun yönetimine bırakmak.
23. Kendinizi çok eleştirmek.
24. Psişik güçlerin çekiciliğine ve illüzyonuna kapılmak.
25. Gücünüze sahip çıkmak, ama aynı zamanda Tanrı’ya teslim olmayı öğrenmemek; veya Tanrı’ya teslim olmak, ama aynı anda kendi gücünüze sahip çıkmayı öğrenmemek.
27. Tüm problemlerinizi Tanrı’nın, Yükselmiş Üstatların veya Meleklerin çözmesini ümit etmek.
28. Kendinizi “otomatik pilota” bırakma ve uyanıklılığınızı kaybetme.
29. Gücünüzü kanallık veren (mesaj veren) varlıklara verme.
30. Çok fazla okumak ve yeterli meditasyon yapmamak.
31. Cinselliğinizin üstadı olmak yerine, onu kendiliğine bırakmak.
32. Zihinsel veya duygusal bedeniniz ile fazla özdeşleşmek, ve dengeye ulaşmamak.
33. Yükselmek için veya spiritüel olmak için ses kanalı (konuşarak mesaj iletme) olmanız veya her tür psişik fenomenleri deneyimlemeniz gerektiğini düşünmek.
34. Kundalinin yükselmesini zorlamak.
35. Çakraların açılmasını zorlamak. (çakraları zorla açmaya çalışmak)
36. Spiritüel yolunuzun “en iyi yol” olduğunu düşünmek.
37. Sahip oldukları inisiyasyon seviyesinden (bilgi de denebilir) dolayı insanları yargılamak.
38. Başka insanlarla “ileri” inisiyasyon seviyenizi (bilginizi) paylaşmak.
39. Alçakgönüllü olmak yerine, insanlara “yaptığınız iyi spiritüel işleri” anlatmak.
40. Negatif duygulara sahip olmak zorunda olduğunuzu düşünmek.
41. Kendinizi insanlardan izole etmek ve bunun spiritüel olduğunu düşünmek.
42. Dünyanın korkunç bir yer olduğunu düşünmek.
43. Gücünüzü astrolojiye ve yıldızların etkisine vermek.
44. Nesnelere, insanlara çok düşkün olmak.
45. Yaşama bağlı olmamak.
46. Kendinizle çok meşgul olmak ve başkalarına hizmet etmekle yeterince ilgilenmemek.
47. Bütün bulmacanın sadece bir parçası olan geleneksel psikolojinin hatalı teorilerine yapışık kalmak.
48. Çok fazla mistik ya da çok fazla okültist olmak ve bunları bütünleştirmemek.
49. Vazgeçmek. Asla vazgeçmeyin!
50. Hangi seviyede olursa olsun, çektiğiniz ıstırabın geçmeyeceğine inanmak.
51. Yapılması gereken çalışmalara odaklanmak yerine, bulunduğunuz inisiyasyon seviyesine veya ne zaman yükseleceğinize odaklanmak.
52. Sevginin en önemli spiritüel güç olduğunu fark etmek yerine siddhaların spiritüel güçlerine ve başarılarına yakalanmak.
53. Diğer spiritüel veya metafizik gruplarını kötülemek.
54. Geleneksel dinin dogmalarına kapılmak.
55. Kendinizle Tanrı arasında aracı olacak bir rahibe gereksiniminiz olduğunu düşünmek.
56. Spiritüel inançlarınızı ayrılıkçılık veya elitizm yaratmak için kullanmak.
57. İnançlarınızda çok fanatik olmak.
58. Haplar veya ilaçlar vasıtası ile aydınlanmaya erişebileceğinize inanmak.
59. Diğer insanların, spiritüel yollarında sizin çalıştığınız gibi çalışmak zorunda olmadıklarına inanmak.
60. Çocuklarınız ile ilişkinizi kendi benliğinizin ve Tanrı’nın önüne koymak.
61. İçinde yaşadığımız bu büyüleyici materyal dünyanın cazibelerine kapılmak.
62. Sevginizi bir çok insana yaymak yerine tek bir insanı sevmeye çok odaklanmak.
63. Ölçülü olmaya, içsel huzura erişmek yerine dualiteye yakalanmak. Dualiteyi aşmadığınız zaman, yaşamın iniş çıkışları arasında aşağı yukarı inip çıkan duygusal bir lunapark trenine benzersiniz.
64. İlişkilerinizde bir yetişkin olmak yerine baba veya oğul olma, ya da anne veya kız evlat olmanın tuzağı.
65. Hayatta ıstırap çekmeniz gerektiğini düşünmek.
66. Spiritüel yolunuzda bir şehit olma tuzağı.
67. Başkalarını kontrol etme.
68. Spiritüel hırs, ihtiras.
69. Sevilmeye, sevmeye ve onaylanmaya ihtiyaç duyma.
70. Bir öğretmen olma ihtiyacı.
71. Hiper hassaslık veya madalyanın tersi, çok korunma, kalkanlar koymak.
72. Başka insanlar için sorumluluk almak.
73. Kurtarıcı olmak.
74. Bencil amaçlarla hizmet etmek ve yine de spiritüel olduğunuzu düşünmek.
75. Spiritüel anlamda gerçekte olduğunuzdan çok daha ileri olduğunuzu düşünmek ve madalyanın diğer tarafı, gerçekte olduğunuzdan çok daha az ileri olduğunuzu düşünmek.
76. Ünlü olma tutkusu.
77. İkiz ruhunuzu veya ruh eşinizi bulmaya çok fazla önem vermek ve gerçekte en çok aradığınız şeyin ruhunuz ve Monad’ınız (Ben’im Varlığınız, Tanrısal Benliğiniz) olduğunu kavrayamamak.
78. Mutlu olmak için romantik bir ilişkiye gereksiniminiz olduğuna inanmak.
79. Merkezde duran en önemli kişi olma ihtiyacı, ya da madalyonun diğer yüzü, her zaman duvar çiçeği olmayı seçmek.
80. Çok fazla çalışmak ve fiziksel olarak yorulmak. Madalyanın diğer yüzü, çok fazla oynamak ve işinizi yapmamak.
81. Rehberlik için psişiklere, kanallara, medyumlara gitmek ve kendi sezginize güvenmemek.
82. Bu planda veya içsel planda Yükselmiş Üstatlar olmayanlar ile çalışmak ve realitenin anlayışında ve algısında sınırlı olmak
83. Spiritüel yolu bir hobi olarak izlemek.
84. Çok fazla TV seyretmek, saçma romanlar okumak ve şiddet filmleri seyretmek.
85. Başkaları ile tartışmanın size veya o kişiye hizmet ettiğini düşünmek.
86. Sevgi için çabalamak yerine kazanmaya veya “haklı” olmaya çalışmak.
87. Hepsinin dengelenmesi ve doğru oranlarda bütünleştirilmesi gerektiğini kavramak yerine, sezgiye, zekaya, hislere ve içgüdüye çok fazla vurgu vermek. Buradaki tuzak bunlardan biri ile aşırı özdeşleşmek.
88. Gerçekte olduğunu Ebedi Benlik yerine, sizi küçülten, guruya adanma tuzağı.
89. Gereksinim olduğunda enerji alanınızı nasıl açıp kapayacağınızı bilmek yerine, her zaman açmaya çalışmak.
90. Gereksinim olduğunda, başka insanlara, negatif egonuza “hayır” demeyi bilmemek.
91. Problemleriniz için Tanrıyı suçlamak, Tanrıya kızgın olmak.
92. Dualarınız yanıtlanmıyorsa, Tanrının dualarınıza yanıt vermediğini düşünmek.
93. Kendinizi kendiniz ile karşılaştırmak yerine, başka insanlar ile karşılaştırmak.
94. Fakir olmanın spiritüel olmak anlamına geldiğini düşünmek.
95. İnisiyasyon veya yükseliş seviyesi ile ilgili başkaları ile yarışmak veya karşılaştırma yapmak.
96. En büyük tuzaklardan biri, başka insanların, kendi fiziksel bedeninizin, duygusal bedeninizin, zihinsel bedeninizin, arzularınızın, beş duyunuzun, negatif egonuzun veya düşük benliğinizin kurbanı olmanıza izin vermektir.
97. Çok fazla çalışmak, ama bunu gerçek dünyada yeterince göstermemek.
98. Değerinizin şeyleri yapmaktan veya şeylere erişmekten geldiğini sanmak.
99. Kendinizi spiritüel, psikolojik ve fiziksel olarak korumaya gereksiniminiz olmadığını düşünmek.
100. Çekicilik, maya, illüzyon, negatif ego, korku ve ayrılığın gerçek olduğunu düşünmek.
101. Fiziksel enerji için şeker, yapay tatlandırıcı, kahve ve soft içecekler kullanmak
102. Her şeyi kendiniz yapmaya çalışmak ve Tanrıyı yardıma çağırmamak. Madalyonun diğer yüzü, Tanrıyı yardıma çağırmak, ama kendinizin yardımcı olmaması, hiçbir şey yapmamak.
103. Size kötü davrandıkları için insanları daha az sevmek, kişiyi davranıştan ayırmamak.
104. Ruhunuzun, Monadınızın, Tanrının ve Yükselmiş Üstatların yaşayan realitesine inancı kaybetmek ve eğer sebat ederseniz ve payınıza düşeni yaparsanız onların size yardım etme yeteneklerine inancı kaybetmek.
105. Diğer insanların yükselişe ulaşabileceğini, ama kendinizin en azından bu hayatta ulaşamayacağınızı düşünmek.
106. Kişinin problemlerinden kaçması için yükselişe erişmeye çalışması.
107. Dünyanın Tanrının yedi cennetinden biri olduğunu fark etmek yerine, onun bir hapishane olduğunu düşünmek.

15 yorum:

  1. Bu kadar çok tuzağın olması bana Bektaşi fıkrasını hatırlattı... İmam Tanrı'yı anlatıyormuş: "Ona benzemez,şuna benzemez, yerde değildir, gökte değildir, o değildir, bu değildir..." filan derken Bektaşi seslenmiş: "Şuna yoktur diyeceksin ama dilin varmıyor değil mi?"...
    Bütün bu yukarıdaki sorunların bilinçli farkına vardığım birçok adedini ben de yaşadım ve yaşıyorum... Bu tuzaklar listesini toplu halde görünce bir kez daha aklıma aynı soru geldi: "İnsan Tanrısal bir varlık olarak neden bütün bu tuzaklara düşmek ve bu gezegende veya başka biryerde çile çekerek öğrenmek zorunda olsun ki?" Bu çok anlamsız... Bu tuzakların birçoğu zaten diğerlerinden doğan, birbirlerini tetikleyen şeyler... Dolayısıyla bu dünya oyununda sahnenin koşulları sakat... O zaman dönüp tekrar Ramtha'yı okumam gerekiyor... Sahne aynı olsa da dekoru değiştirmek ve acısız hatta mutluluk dolu bir oyunu sergilemek mümkün ve aslında insan için asıl olan bu, yani acı ve çile dolu oyunlar ne yükselişin şartı ne de gerekli...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Son cümleyle güzel özetlemişsin Lordofsunshine :)
      Ebru Hanım bu çok önemli ve gerekli yazı için teşekkürler. Ben de paylaşacağım.

      Sil
    2. Rica ederim. Sevgiyle... :)

      Sil
  2. Bana uyan hatta yaptığım o kadar çok madde buldum ki kendimde.Elinize sağlık, sizden bir ricam olacak.Ben bu yolda yeni birisi olarak ne okuyacağımı ya da nerden başlayacağım bilemiyorum.O kadar güzel yazılar var ki ama bu konudaki toyluğum yüzünden anlayamıyorum.Belli ki bu konuların bir abc kitabı var.Bulunduğum şehirde ise bu konular üzerine hiçbir yer yok.İnternette de inanılmaz bilgi yığını var ve ben seçemiyorum hangisi doğru diye.Nerden başlamam gerekiyor?Bugün zaten yapacağım ilk şey sizin yazılarınızı tarih sırasına göre okumak olacak.Sevgiler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba :)
      Öyle zor bir soru ki bu, sevgili dalgasesleri, keşke doğru diye nitelenebilecek bir cevabı olsa çünkü herkesin yolu kendine özgü, herkes kendi yolunu kendi buluyor. Yani doğrusu bu, yalnız yürümen gereken bir yol. O yüzden tavsiyeler vermek bana kibir gibi geliyor. Haddime mi bilemiyorum. Ama blogda, sağda bir okuma listesi var, belki aşağıdan ona başlamak isteyebilirsin. Konstelasyon ve transformal nefes çalışmaları benim yolumda çok etkili oldu, bunun dışında travmalarını, bilinçaltı kayıtlarını temizlemek için onlarca çalışma var, denemek isteyebilirsin. Ama temizlemek, temizlememek bile çok göreceli, seninle ilgili. Bedeninin değerini bilmek, onu sevmek zorlu bir yol ama yavaş yavaş oluyor, umarım senin için hızlı olur. Sonuçta doğru yanlış yok, başlaman gereken bir nokta yok, bu bir mücadele değil, yapman gereken şeyler, kurallar, kaideler yok.
      Sadece sessiz ol, içini dinle, attığın her adımda içine dön. Ruhunun sesini duymaya başladığında zaten o sana yolu gösterecektir. Zaman illüzyonundan, geçmişe yanıp gelecek için endişelenmekten vazgeçtiğinde, anda kalarak yaşadığında her şey kendiliğinden çözülecek. Hep arkaya bakınca insan, ileriye gitmek çok zor oluyor, bunu fiziksel olarak deneyip ne demek istediğimi anlayabilirsin, çok eğitici küçücük bir çalışma. Soruların olursa her zaman yazabilirsin. ebrualtan@gmail.com
      Sevgi ve ışıkla...

      Sil
  3. Ebru hanım,bloğunuza Emre Bey aracılığı ile ulaştım. İkinize de bu değerli paylaşım için içtenlikle teşekkür ediyorum. Ben de neredeyse kendimi okudum diyebilirim. Bunların çoğunun farkında olmak ve bir kısmını da geride bıraktığımı görmek bir anlamda sevindirdi beni. Hepimizin yolu açık olsun. Mutluluk ve neşe içinde ilerleyelim.
    Sevgiler

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben de çok teşekkür ediyorum varlığınız için. Emre'ye de tekrar teşekkür etmek isterim... Sevgiyle...

      Sil
  4. Merhaba dalga sesleri...

    öncelikle bu konular çok ama çok derin,içinden çıkılacak gibi konular değil,bir başladınız mı insanoğlunun içindeki merak duygusu ve bilinmeyeni öğrenme arzusu yüzünden sürekli arayışta olursunuz,sizi içine o kadar çok çekerki sonunda adına tükenmişlik sendromu da denilen bir hastalığa benzer bir şekilde bu hayattaki yaşamdan kopabilirsiniz.!!! ... dikkatli olun...

    ardından ve en önemliside sizi psikolojik olarak etkileyebilecek olan amatörce yapacağınız çalışmalar sonucunda çağrıda bulunduğunuz varlıklar, sizin istediğiniz değilde başka varlıklar olabilir yada açtığınız kapıdan gizlice içeri girip size istediğiniz varlıklar olarak görünebilirler,size istediğiniz herşeyi gösterir,verirler taki sizi ruhsal olarak ele geçirinciye kadar,sonra yandım keten helvası durumu... hatta dikkatlerini çekerseniz direk sizi etkilemeye de çalışırlar...

    Buradan herkese sesleniyorum...
    kişi,kendini bilmeden,bulmadan bu konulara asla girmesin...
    aura gücünüzü boşuna sarfetmeyiniz,kırık,çatlak auralar onların isteğidir...
    son pişmanlık fayda etmez tıpkı BİRİ arkadaşımızın yaşadıkları gibi...BİRİ arkadaşımız bunu paylaştı...

    öncelikle herkes,kendi şuur ve frekans seviyesini bilmeli,eğer uygun ise ve kendine de güveniyorsa yola çıkmalı hatta bunu daha yolun başındaki bir bebekken öğrenmeye çalıştığı dil gibi,bu konularda bilgi sahibi insanlara sormalı onlarla sohbet etmelidir ki hangi yoldan gideceğini yada gidemeyeceğini hatta yoldaki tüm tuzak ve mayınları idrak edebilme yeteneğine sahip oluncaya kadar sadece araştırma yaparak başlamalı,bu yolda şüphe duymadan gidilecek her yol tehlikelidir!!! şüphe duymadan da gerçeklere asla ulaşamazsınız...

    bu uyarıları yapmamın sebebi insanların içlerindeki saf sevgi ve ışığın bozulmaması içindir...

    blog da yayınlanan bunca kanal mesajını takip eden, okuyan ve yorum yapanlar arasında,benden başka hiç bir kimseden de böyle bir uyarı gelmemeside ilginç...

    uyarımın,bu konulara girmeyi düşünenler için blog da kapak bir yazı olabileceğini düşünüyorum...

    uyarı yazımın tekrar tekrar okunmasını dilerim...

    herkesin yolu sevgi ve ışık olsun...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Adsız,
      Uyarılarınız için teşekkürler. Ben şu anda yaşamımda, kendi olduğum yerde, "uyarmak" fiili ve ona bağlı tüm eylemleri "korku" bazlı enerjiler olarak görüyorum ve çok dikkate almıyorum doğrusu. Eğer sizin uyarıda bulunduğunuz "korunmamız gereken" şeyler olmasa, uyarmaya ihtiyaç duymadığınız şeyler de var olamazdı diye düşünüyorum. Korku olmadan sevgi olmazdı. Daha doğrusu elbette olurdu ama üçüncü boyut olmazdı sanırım. Dolayısı ile bana göre herkes kendi yolunu iyisi ile kötüsü ile geçecektir. Saf sevgi ve ışık bence bozulabilecek şeyler değildir, kısa süreliğine maskelenebilir mi desem ya da gönül gözümüz kapanabilir ama onlar hep oradadır, en karanlık gördüğümüz güçlerde bile ve bence onların yaptığı da az buz bir hizmet değildir ve kötü olmak kesinlikle iyi olmaktan daha zordur, kötü ya da iyi de her neyse işte...
      Sevgiyle kalın...

      Sil
  5. Sevgili Ebru hanım...

    yukarıdaki yazımı niye yazdığımı ve amacını defaaten okunmasını belirttiğim satır aralarında altını çizerek özellikle zaten bahsettim...

    zaman çok kısaldı,altın gibi...zamanımı harcıyorum sırf yeniler için...

    kısacası,sizin algı ve frekans boyutunuz ile daha olgunlaşmamış bir ruhun bu konulara,kaba tabir ile balıklama atlaması heralde sizinde istemeyeceğiniz bir olgudur diye düşünüyorum...eğer ortak amaç pozitife hizmet ise...

    sevgiler...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız. İhtiyacı olanlar, alması gerekeni alacaktır eminim.
      Sevgiyle...

      Sil
    2. Yorumlarınız için çok teşekkür ederim.Evet bu yolda çok yeniyim ama umutluyum.Sadece iç sesimi dinlemek ve bol bol okumak istiyorum.ama piyasada ve internet ortamında o kadar çok yayın varki inanın ben de şaşırıyorum.ya da kendini melek görenler.Tavsiyelerinizi dikkate alacağımdan emin olun.

      Sil
  6. Evrende belki sonsuz tane doğru var ama bir tane hakikat var.O da tüm doğruları içinde barındırıyor.Yazılanlar, konuşulanlar sevgiyi de fısıldasın korkuyu da, isteyen istediği yerden istediği kadar yürüsün.Suyu deneyimlemek isteyen kuru toprakta yürümeden suyun ıslak olduğunu nerden anlayacak.

    YanıtlayınSil
  7. Tüm bu şıkları gerçekleştirdiğinizde nötr bir insan olursunuz, kendimden biliyorum, herşeye kayıtsızca bakar izlersiniz, sadece izlersiniz =) ve sevgi genele olur

    YanıtlayınSil
  8. Elinize sağlık, teşekkürler

    YanıtlayınSil