Kendimle konuşuyorum. Kendimle mi konuşuyorum, onunla mı konuşuyorum? O Kim? Ben miyim? Ben olan beni gözlemleyen bu öteki ben kim? Gerçek ben kimim? Bu dünyada işim ne? Bütün bu yaşamın anlamı ne? Nereden geldim, nereye gidiyorum? Kendim olarak mı yaşıyorum yoksa bana ezberletilmiş, programlandığım bir hayatı mı yaşıyorum? Kendimi tanımak için uzun bir yoldayım.
20 Kasım 2011 Pazar
Bolluk ve refahımı engelleyen tüm yanlış inanışlarımı şimdi bırakıyorum ve bolluğa kendimi açıyorum. Çevrem tarafından, bilerek ya da bilmeyerek alt ve üst bilincimde oluşturulmuş tüm negatif ve gereksiz kodlamaları, düşünce kalıplarını iptal ediyor, yerlerine bolluk bilincini, sevgiyle yerleştiriyorum. Farkında olarak ya da olmayarak kendimde yarattığım tüm engellemeleri iptal ediyorum. Bolluk akışta olan refahtır. Bolluk akışta olan huzurdur. Bolluk akışta olan sevinçtir, neşedir. Ve Öyledir.
ŞÜKÜRLER OLSUN
http://www.facebook.com/profile.php?id=100001330905864
19 Kasım 2011 Cumartesi
Gezegen Hizalanmaları ve Bedensel Değişimlere Etkileri
Bugün itibarı ile dünyanın içinde bulunduğu üçüncü boyut seviyesi kainatın görüş açısında bulunmamaktadır. Çünkü enerjisel ve maddesel seviyede realitede olan, bilinç mesafesi olarak kat ettiğimiz yeni dünyadır. Kainatın içindeki tüm seviyeler insanın bilinç mesafesindedir. Her şey bulunduğumuz yerdedir. Huzur da bilincimizde saklıdır, karmaşa da. Ne içerisine gireceğinize seçim yaparsınız. Özgür iradenizle. Huzur yüksek bilinçte mevcuttur, tersi düşük bilinçte. Üçüncü boyutsal realite algısı egonun ilüzyonu ile alakalıdır. Dünyaya baktığınızda gördüklerinizin, şahitlik ettiklerinizin tamamı batışın çırpınışlarıdır. Neyin batışı? Cehaletin. Mantık hesabının. Zihin oyunlarının.
Kainatın bakış açısından en düşük realite seviyesi üçüncü boyuttur. Neden mi? Maddenin tezahüründe mevcut olmayan zihin programını çalıştırdığı için. Zihin tamamen sol beynin egoya tutunması ile çalışır. Gördüğüne inanır, göremediğini yok sayar. Maddeyi tanır, manadan uzak durur. Madde ile ilişkisi sahip olma hırsı ile beden bulur. Sınırı yoktur, kafasına koyduğunu gerçekleştirme yolunda. Bu uğurda, yaradılışında işlenmiş bulunan ahlaki değerleri yok sayabilir. İnsan olmanın temelinde bulunan ayırt etme yeteneğini kaybedebilir. Maddenin aşağısına çekilip, bilincin, idrak etme yeteneğinin bahşedilmediği anti-maddeye dahil olabilir. Bu boyutsal seviyede sadece enerjisel titreşim mevcuttur. Karanlık maddenin teması ile karanlığı tek gerçeklik olarak yansıtır.
Siz neye dahil olmak istersiniz? Lütfen, özünüzden, kalbinizden, vicdanınızdan, kendinizi tanıttığınız isminizden, utanmayacağınız bir seçim yapın. Varoluş sebebinizin ne olduğunu bilerek seçim yapın. Dünyaya maddenizi dolaştırmaya gelmediniz. Gezmeye, tozmaya eğlenmeye, kök çarkınızı tatmine gelmediniz. Acı çekmeye de gelmediniz. Başınıza gelenleri doğru okumaya ve yanlışları tekrarlamamaya geldiniz. Ders almaya. Öğrenmeye. Doğruyu bulmaya. Deneyimleyerek, saadet yolunu bulmaya.
Yaşamınızı her türlü gözden geçirin şimdi. Kalbinizi yoran, zorlayan, üzen ne varsa kelimeler olarak dilinizden dışarı çıkarın. Söylenmedik kelamınız kalmasın. Vicdan muhasebesi bırakmayın. İlgili kişilere iletin. İfade edin. Ağlayın, af dileyin. Lütfen ertelemeyin, kalbinizin üzerindeki siyah perdeyi sağ elinizle kavrayıp yırtın atın. Özünüzdeki altın ışığı ortaya çıkarın. Öz varlığınızda mevcut olanlara sahip çıkın. Bunu ne ölçüde başarabilirseniz, şu andaki göksel yayınları alma gücündesinizdir. 19.11.2011 itibari ile içinde bulunduğumuz güneş sistemi, üçüncü boyutu sona erdirip, yeni insan ve dünyasının programını çalıştıracaktır.
Kainatın bakış açısından en düşük realite seviyesi üçüncü boyuttur. Neden mi? Maddenin tezahüründe mevcut olmayan zihin programını çalıştırdığı için. Zihin tamamen sol beynin egoya tutunması ile çalışır. Gördüğüne inanır, göremediğini yok sayar. Maddeyi tanır, manadan uzak durur. Madde ile ilişkisi sahip olma hırsı ile beden bulur. Sınırı yoktur, kafasına koyduğunu gerçekleştirme yolunda. Bu uğurda, yaradılışında işlenmiş bulunan ahlaki değerleri yok sayabilir. İnsan olmanın temelinde bulunan ayırt etme yeteneğini kaybedebilir. Maddenin aşağısına çekilip, bilincin, idrak etme yeteneğinin bahşedilmediği anti-maddeye dahil olabilir. Bu boyutsal seviyede sadece enerjisel titreşim mevcuttur. Karanlık maddenin teması ile karanlığı tek gerçeklik olarak yansıtır.
Siz neye dahil olmak istersiniz? Lütfen, özünüzden, kalbinizden, vicdanınızdan, kendinizi tanıttığınız isminizden, utanmayacağınız bir seçim yapın. Varoluş sebebinizin ne olduğunu bilerek seçim yapın. Dünyaya maddenizi dolaştırmaya gelmediniz. Gezmeye, tozmaya eğlenmeye, kök çarkınızı tatmine gelmediniz. Acı çekmeye de gelmediniz. Başınıza gelenleri doğru okumaya ve yanlışları tekrarlamamaya geldiniz. Ders almaya. Öğrenmeye. Doğruyu bulmaya. Deneyimleyerek, saadet yolunu bulmaya.
Yaşamınızı her türlü gözden geçirin şimdi. Kalbinizi yoran, zorlayan, üzen ne varsa kelimeler olarak dilinizden dışarı çıkarın. Söylenmedik kelamınız kalmasın. Vicdan muhasebesi bırakmayın. İlgili kişilere iletin. İfade edin. Ağlayın, af dileyin. Lütfen ertelemeyin, kalbinizin üzerindeki siyah perdeyi sağ elinizle kavrayıp yırtın atın. Özünüzdeki altın ışığı ortaya çıkarın. Öz varlığınızda mevcut olanlara sahip çıkın. Bunu ne ölçüde başarabilirseniz, şu andaki göksel yayınları alma gücündesinizdir. 19.11.2011 itibari ile içinde bulunduğumuz güneş sistemi, üçüncü boyutu sona erdirip, yeni insan ve dünyasının programını çalıştıracaktır.
Bilinçaltının Özellikleri
Berna Hoca'nın bloğundaki bu yazı bilinçaltımızla ilgili çok faydalı ipuçları veriyor, okumanızı tavsiye ederim.
http://www.bernaozcandemir.com/bilincalti-konulari/bilincaltinin-30-temel-ozelligi
Sevgi ve ışıkla...
http://www.bernaozcandemir.com/bilincalti-konulari/bilincaltinin-30-temel-ozelligi
Sevgi ve ışıkla...
16 Kasım 2011 Çarşamba
15 Kasım 2011 Salı
Düşüncelerin, Sözlerin Yaratıcılığı Üzerine...
Facebook'ta bir grubumuz var. Dünyanın farklı yerlerinden uyanma yolundaki dostlarla deneyimlerimizi paylaşıyoruz. Bir tartışma gidiyor bu akşam ben de düşüncelerimi burada sizinle paylaşmak istedim...
Artık düşüncenin yaratıcılığı çağına girdik. Düşünün ve olacak! Ve hızla olacak. Bu kadar basit. O yüzden düşüncelerinize dikkat edin, gözlemleyin ve değiştirin. Enerjinizi pozitife, sizi ve yaşamınızı en yüksek potansiyelinize ulaştıracak olana konsantre olun. Azıcık "mış gibi" yapın...
Hepimiz daha özgür, daha adaletli, daha huzurlu, daha mutlu yaşamlarımız olsun istiyoruz. Bunu sadece kendimiz için değil, herkes için, tüm dünya için istiyoruz. Bu çok güzel! Ama önemli bir kaç nokta var:
- Tüm dünyanın derdini üzerinize almayın. Unutmayın, hepimiz bir bütünün parçalarıyız ve herkesin deneyimi kendinin deneyimi. Siz sadece kendi deneyiminize konsantre olun. Dünyadaki insanların açlığı, sıkıntıları, savaşları, acıları, aileniz, arkadaşlarınızın dertleri, sıkıntıları için acı çekmek değil, sevgi dolu dualarınızı, enerjinizi gönderin. Yapabileceğiniz en faydalı şey bu. Hiç bir şeyi sahiplenmeyin, o sizin acınız olur.
- Kendiniz için çok para sahibi olmayı seçin, buna layık olduğunuza inanırsanız, paranın eşit dağılımına da bir katkınız olur, herkes çok paraya layık olduğuna inanır ve paraya ulaşırsa, paranın %99'unu %1'lik bir kitle elinde tutamaz, öyle değil mi? Çünkü onlar bu inançla bunu yapabiliyorlar. Bizi binlerce yıldır kontrolleri altında tutan güç odakları zihin kontrolü ile ve düşünceleri ile istedikleri her şeyi hayatlarına çekebileceklerini çok iyi bilen insanlar. İnanın böyle. Öyleyse siz de onlardan olun ki dağılım gittikçe dengelensin.
- Odak noktanız kalbiniz olsun. Yüreğinizdeki gerçeği herkese ama herkese ve her ne olursa olsun söylemek için cesaretinizi toplayın. Aile, arkadaş, iş arkadaşları herkes ama herkes buna dahil. Aman üzülmesin, kırılmasın, aman onu kaybederim, ah yalnız başıma ne yaparım, bu dertleri, korkuları bir kenara bırakın. Korku gelirse hemen onu kaynağa geri yollayın. Siz korkunuzu şifalandırıp konuşmaya başlayınca herkes de saygı duyacak, emin olun. Korku ile konuşunca zaten korktuğunuzu çekersiniz kendinize.
Daha güzel bir dünyayıp hep birlikte yaratacağız. Hepimiz kişisel deneyimlerimizle...
2012 bir son değil, tam tersine muhteşem bir başlangıç. İlk ve önemli bir adım. Daha aydınlık günler için.
Siz karanlık güçlerin kontrolündeki medyanın, dizilerin, kitapların, gazetelerin felaket senaryolarına kanmayın. Onlar tüm insanlığı yıllardır korkutarak uyuttular. Depremler olacak, içimiz sallanıyor, çalkalanıyor, zihnimiz karmakarışık, deprem nasıl olmasın? Savaşlar da olacak, ölümler, yıkımlar. İçimizde ne varsa dışımızda o olacak. Ama ne zamanki hep birlikte kendi ışığımızla kendi karanlıklarımızı, karmaşalarımızı halledeceğiz bunlar da yok olacak. Akışa güvenin.
Yılmak yok, yorulmak yok. Sevgiyle devam...
Artık düşüncenin yaratıcılığı çağına girdik. Düşünün ve olacak! Ve hızla olacak. Bu kadar basit. O yüzden düşüncelerinize dikkat edin, gözlemleyin ve değiştirin. Enerjinizi pozitife, sizi ve yaşamınızı en yüksek potansiyelinize ulaştıracak olana konsantre olun. Azıcık "mış gibi" yapın...
Hepimiz daha özgür, daha adaletli, daha huzurlu, daha mutlu yaşamlarımız olsun istiyoruz. Bunu sadece kendimiz için değil, herkes için, tüm dünya için istiyoruz. Bu çok güzel! Ama önemli bir kaç nokta var:
- Tüm dünyanın derdini üzerinize almayın. Unutmayın, hepimiz bir bütünün parçalarıyız ve herkesin deneyimi kendinin deneyimi. Siz sadece kendi deneyiminize konsantre olun. Dünyadaki insanların açlığı, sıkıntıları, savaşları, acıları, aileniz, arkadaşlarınızın dertleri, sıkıntıları için acı çekmek değil, sevgi dolu dualarınızı, enerjinizi gönderin. Yapabileceğiniz en faydalı şey bu. Hiç bir şeyi sahiplenmeyin, o sizin acınız olur.
- Kendiniz için çok para sahibi olmayı seçin, buna layık olduğunuza inanırsanız, paranın eşit dağılımına da bir katkınız olur, herkes çok paraya layık olduğuna inanır ve paraya ulaşırsa, paranın %99'unu %1'lik bir kitle elinde tutamaz, öyle değil mi? Çünkü onlar bu inançla bunu yapabiliyorlar. Bizi binlerce yıldır kontrolleri altında tutan güç odakları zihin kontrolü ile ve düşünceleri ile istedikleri her şeyi hayatlarına çekebileceklerini çok iyi bilen insanlar. İnanın böyle. Öyleyse siz de onlardan olun ki dağılım gittikçe dengelensin.
- Odak noktanız kalbiniz olsun. Yüreğinizdeki gerçeği herkese ama herkese ve her ne olursa olsun söylemek için cesaretinizi toplayın. Aile, arkadaş, iş arkadaşları herkes ama herkes buna dahil. Aman üzülmesin, kırılmasın, aman onu kaybederim, ah yalnız başıma ne yaparım, bu dertleri, korkuları bir kenara bırakın. Korku gelirse hemen onu kaynağa geri yollayın. Siz korkunuzu şifalandırıp konuşmaya başlayınca herkes de saygı duyacak, emin olun. Korku ile konuşunca zaten korktuğunuzu çekersiniz kendinize.
Daha güzel bir dünyayıp hep birlikte yaratacağız. Hepimiz kişisel deneyimlerimizle...
2012 bir son değil, tam tersine muhteşem bir başlangıç. İlk ve önemli bir adım. Daha aydınlık günler için.
Siz karanlık güçlerin kontrolündeki medyanın, dizilerin, kitapların, gazetelerin felaket senaryolarına kanmayın. Onlar tüm insanlığı yıllardır korkutarak uyuttular. Depremler olacak, içimiz sallanıyor, çalkalanıyor, zihnimiz karmakarışık, deprem nasıl olmasın? Savaşlar da olacak, ölümler, yıkımlar. İçimizde ne varsa dışımızda o olacak. Ama ne zamanki hep birlikte kendi ışığımızla kendi karanlıklarımızı, karmaşalarımızı halledeceğiz bunlar da yok olacak. Akışa güvenin.
Yılmak yok, yorulmak yok. Sevgiyle devam...
13 Kasım 2011 Pazar
11.11.11 Deneyimlerim / 11.11.11 Experiences
(please scroll down for the English version)
11.11.11 günü benim için büyük heyecan verici bir gün oldu. Nedenini tam açıklayamıyorum, belki büyük bir şeyler olacağını hissettiğimden, belki yıllar sonra ilkokul 1. sınıf defterimin en arka sayfasına o birinci sınıf çocukluğundaki yazımla 11 (on bir) 11 (on bir) 11 (on bir) yazdığımı tam da 10 Kasım günü keşfettiğimden, belki de bir mucize beklentimin gittikçe bir çığ gibi büyüyor olmasından.
O gün işe gitmemeyi tercih ettim bir kere. Sabah kalktım; Ayşe Ablam'la güzel bir kahvaltı ettik. Ayşe Ablam, 30 yıla yakındır tanıdığım, annemin de benim de yardımcımız ama bir yardımcıdan çok bir dost, yoldaş, bir melek; benim annem kadar yakın bir sevdiğim. Genelde bana Cuma günleri gelir ama bir önceki akşamdan gelir, birlikte televizyon seyrederiz, yemek yeriz, muhabbet ederiz, spiritüel konuşmalar yaparız. Kendisi 5 vakit namaz kılar, hiç okula gitmemiş, doğru dürüst okuma yazma bilmez ama o kadar aydın, o kadar bilgedir ki beni her zaman şaşırtır, güldürür, bilmediğim şeyler anlatır. Neyse birlikte kahvaltı ettik, sonra bir komedi dizisi seyrettik, bol bol güldük, güne güzel bir başlangıç yaptık. Kendisine bir önceki günden durumu anlatmıştım, bu günü ibadetler geçirelim kararı almıştık. Ben saat 10 buçuk gibi, özenle hazırladığım yatak odama çıktım. Kocaman bir minder, mumlar, tütsüler, bilgisayarım ve kocaman kolonlarla odamı düzenlemiştim. Saat 11:11 civarını da meditasyonla ve dünyanın, çevremin, kendimin iyiliği için dualarla geçirdim.
Tom Kenyon'un tavsiye ettiği epifiz bezi aktivasyonunu yaptım. 7 kere üst üste bunu dinledim sonra da yarım saat kadar merkezlenmiş kaldım. Bedenimde yoğun bir enerji akışı hissettim, kendimi bedenimin dışında çok daha büyük bir varlık olarak gördüm, deneyimledim diyebilirim. Bu meditasyonu bayağıdır yapıyorum ve her seferimde gerçekten epifiz bezinin olduğu bölgede büyük bir hareketlilik oluyor.
11.11.11 günü benim için büyük heyecan verici bir gün oldu. Nedenini tam açıklayamıyorum, belki büyük bir şeyler olacağını hissettiğimden, belki yıllar sonra ilkokul 1. sınıf defterimin en arka sayfasına o birinci sınıf çocukluğundaki yazımla 11 (on bir) 11 (on bir) 11 (on bir) yazdığımı tam da 10 Kasım günü keşfettiğimden, belki de bir mucize beklentimin gittikçe bir çığ gibi büyüyor olmasından.
O gün işe gitmemeyi tercih ettim bir kere. Sabah kalktım; Ayşe Ablam'la güzel bir kahvaltı ettik. Ayşe Ablam, 30 yıla yakındır tanıdığım, annemin de benim de yardımcımız ama bir yardımcıdan çok bir dost, yoldaş, bir melek; benim annem kadar yakın bir sevdiğim. Genelde bana Cuma günleri gelir ama bir önceki akşamdan gelir, birlikte televizyon seyrederiz, yemek yeriz, muhabbet ederiz, spiritüel konuşmalar yaparız. Kendisi 5 vakit namaz kılar, hiç okula gitmemiş, doğru dürüst okuma yazma bilmez ama o kadar aydın, o kadar bilgedir ki beni her zaman şaşırtır, güldürür, bilmediğim şeyler anlatır. Neyse birlikte kahvaltı ettik, sonra bir komedi dizisi seyrettik, bol bol güldük, güne güzel bir başlangıç yaptık. Kendisine bir önceki günden durumu anlatmıştım, bu günü ibadetler geçirelim kararı almıştık. Ben saat 10 buçuk gibi, özenle hazırladığım yatak odama çıktım. Kocaman bir minder, mumlar, tütsüler, bilgisayarım ve kocaman kolonlarla odamı düzenlemiştim. Saat 11:11 civarını da meditasyonla ve dünyanın, çevremin, kendimin iyiliği için dualarla geçirdim.
Tom Kenyon'un tavsiye ettiği epifiz bezi aktivasyonunu yaptım. 7 kere üst üste bunu dinledim sonra da yarım saat kadar merkezlenmiş kaldım. Bedenimde yoğun bir enerji akışı hissettim, kendimi bedenimin dışında çok daha büyük bir varlık olarak gördüm, deneyimledim diyebilirim. Bu meditasyonu bayağıdır yapıyorum ve her seferimde gerçekten epifiz bezinin olduğu bölgede büyük bir hareketlilik oluyor.
10 Kasım 2011 Perşembe
11-11-11 Enerji Dalgasını Demirlemek
Aşağıda, 11-11-11 enerji dalgasını demirleme deneyiminizi desteklemek için kullanabileceğiniz bir uygulama bulunuyor. Sevgili Esra Tan'ın çevirisi ile bence yarın için muhteşem bir deneyim olabilir. Biliyorum yarın için bombardıman yaptın diyebilirsiniz ama yüreğinizin doğru bulduğunu yaparsınız nasıl olsa. :))
---
Başmelek Metatron'u, rehberlerimi, melekleri ve başmelekleri ve onların yanı sıra tüm ışık varlıkları, sevgilerini paylaşmaları ve 11-11-11 enerji dalgasını demirlemeye yardım etmeleri için çağırıyorum. Lütfen beni sevginiz ve yüksek titreşimli ışığınızla kuşatın ve yıkayın.
Başmelek Metatron'u önümde, Başmelek Rafael'i (İsrafil'i) solumda, Başmelek Gabriel'i (Cebrail'i) sağımda ve Başmelek Mikail'i arkamda durması için çağırıyorum. Başmelek Zadkiel ve Başmelek Ametist de Başmelek Metatron'un diğer tarafında enerjilerini ve desteklerini vererek dursunlar. Varlığımı meleksi koşulsuz sevgi ile coşturun. 11-11-11 enerji dalgasını kabul etmeye hazırlanırken, sevgiyi kabul edip yaymama izin verin.
Işığın ve sevginin Yükselmiş Üstatlarını, etrafımı kuşatmaları, aktivasyonda ve kendi üstatlığımda beni desteklemeleri için çağırıyorum.
Işığın ilahi varlıklarını, yeni enerji dalgası ile bağlantı kurmam ve onu içime çekip içimde barındırmama destek olmaları için çağırıyorum.
Ruhumu, ışığını parlak bir biçimde, varlığımdan bedenime, aurama ve gerçekliğime yayması için aktive ediyorum.
---
Başmelek Metatron'u, rehberlerimi, melekleri ve başmelekleri ve onların yanı sıra tüm ışık varlıkları, sevgilerini paylaşmaları ve 11-11-11 enerji dalgasını demirlemeye yardım etmeleri için çağırıyorum. Lütfen beni sevginiz ve yüksek titreşimli ışığınızla kuşatın ve yıkayın.
Başmelek Metatron'u önümde, Başmelek Rafael'i (İsrafil'i) solumda, Başmelek Gabriel'i (Cebrail'i) sağımda ve Başmelek Mikail'i arkamda durması için çağırıyorum. Başmelek Zadkiel ve Başmelek Ametist de Başmelek Metatron'un diğer tarafında enerjilerini ve desteklerini vererek dursunlar. Varlığımı meleksi koşulsuz sevgi ile coşturun. 11-11-11 enerji dalgasını kabul etmeye hazırlanırken, sevgiyi kabul edip yaymama izin verin.
Işığın ve sevginin Yükselmiş Üstatlarını, etrafımı kuşatmaları, aktivasyonda ve kendi üstatlığımda beni desteklemeleri için çağırıyorum.
Işığın ilahi varlıklarını, yeni enerji dalgası ile bağlantı kurmam ve onu içime çekip içimde barındırmama destek olmaları için çağırıyorum.
Ruhumu, ışığını parlak bir biçimde, varlığımdan bedenime, aurama ve gerçekliğime yayması için aktive ediyorum.
Yarın için öneriler...
Buraya gelirken DNA'mıza yazılı olan kodlar etkisiz hale getirildi. Bu yüzden 3 boyutlu dünya oyununa kendimizi böylesine kaptırdık. Nereden geldik, neden geldik bilemediğimizden ama derinlerde bir yerlerde bunun altında yatan başka bir şeyler olduğunu hissettiğimizden yıllardır bir cevap aradık. Oysa şimdi anlıyoruz ki o cevabı yıllardır; sadece bu hayat süremizde değil, binlerce yıldır, binlerce hayat süremizden beridir aramakla meşgulüz.
İşte yarın, 11. boyuttan yani akaşik kayıtların olduğu boyuttan tüm bu bilginin bize indirileceği ve tüm hücrelerimizde kayıtlı kodların etkili hale getirileceği gün. Evet, o yüzden bu kadar heyecanlıyım. Çünkü yarın cennet dediğimiz gerçek evimizin kapıları açılacak ve bütün bilgi geri gelecek.
Tabii bu kadar önemli bir şey, parmak şıklatmak kadar çabuk olabileceği gibi, bir kaç saat, bir kaç gün süren ve yavaş yavaş bilincimizin uyanacağı bir süreç olabilir. Herkeste farklı olabilecek, özellikle de değişim korkusu ile uzayabilecek bir süreç...
Ama çok önemli bir şey var: Asla Korkulacak Bir Şey Yok!
Lütfen sadece kendi özünüze, kalbinize, gelecek güzel günlere ve evrenin o güzel sevgi enerjisine konsantre olun, lütfen. Korku sadecce 3 boyutlu dünyanın bir manipülasyon aracı. Korkulacak hiç bir şey yok. Korkuya ihtiyacımız yok. O bir oyundu. Bitti!
Elbette bu kollektif bir uyanış olduğu kadar bireysel bir seçim yani yine de korkmayı seçip mevcut halinizi devam ettirebilirsiniz, o ya da bu, bunun bir doğrusu yok. Sadece seçim var. Ama ben şahsen, cenneti tercih ediyorum. :)
Yarın için bazı tavsiyeler yazıyorum, faydalı olabilir. Ben yapmaya çalışacağım.
- Öncelikle yarın olabildiğince huzurlu ve sakin kalmaya çalışın. Mümkünse işe gitmeyin. Sessizce evinizde olsanız çok güzel olur mesela.
- Gün içinde güneşe çıkın. Ormana gidin, sahile gidin. Güneş ışıklarının tadını çıkarın. (Yarın güneşli bir gün olmasını seçiyorum!). Bırakın güneş üzerinize parlasın, enerjisinin tadını çıkarın, sizi şifalandırmasına izin verin.
- Yarın, özellikle yarın kalbinizin sesini dinleyin. İçinizden geleni yapın, içinizden geleni söyleyin. Açık olun.
- Yarın, özellikle yarın geçmişi, geçmişten gelen alışkanlıklarınızı, bağımlılıklarınızı, düşüncelerinizi, önyargılarınızı, inançlarınızı, kalıplarınızı ışığa dönüştürün. Bırakın evrenin sevgi enerjisi onları yıkasın. Para, aile, iş, ilişkiler, devlet, hükümet, polis, asker vs. vs. her şeyi bir kenara bırakın...
- Herkesin kendi olmasına izin verin. Özellikle de hoşlanmadığınız insanların davranışlarını etiketlemeyin, kalıplara koymayın. Bırakın özgürce davransın herkes. Hoşlanmadığınız kişilere ışığınızı yollayın, sevgi yollayın.
- Meditasyon yapmanın elbette çok faydası olur. Özellikle de "herkesin ve herşeyin birliği"ne odaklanabilirsiniz. Malum ayrılıktan birliğe giden yoldayız. İyi kötü, güzel çirkin, siyah beyaz.. Hepsi bir. Ayrıca evrenden bembeyaz sevgi ışığının geldiğini, tepe çakranızdan girip tüm bedeninizi ve dış bedenlerinizi, auranızı yıkadığını imgeleyebilirsiniz, hatta hissedeceksinizdir ki bu da süper bir duygu.
- Mümkünse çok ağır yemek yemeyin. Yine mümkünse organik yeyin. Meyve ve sebze ağırlıklı beslenin. Et ve süt ürünlerinden kaçınırsanız iyi olur.
- Çıkıp yürüyün, hatta koşun. Nefes alın. Bol bol derin nefesle bedeni yıkayın. Nefes yaşam enerjisi. Yeni enerjiler damarlarımıza oradan kalbimize gidecek, çalıştırmakta fayda var.
Söylenen o ki, yarın kodlar açıldıktan sonra 6 saatlik bir uyku iyi gelecek. Bunu da yapmanız iyi olabilir.
Bu güzel günlerde, özümüzle bir, huzurlu, özgür, adaletli, birlik içinde bir yaşam için, el ele verelim.
Derin sevgilerimle...
(tavsiyeler için kaynak: http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=yU8AqGf81yE)
İşte yarın, 11. boyuttan yani akaşik kayıtların olduğu boyuttan tüm bu bilginin bize indirileceği ve tüm hücrelerimizde kayıtlı kodların etkili hale getirileceği gün. Evet, o yüzden bu kadar heyecanlıyım. Çünkü yarın cennet dediğimiz gerçek evimizin kapıları açılacak ve bütün bilgi geri gelecek.
Tabii bu kadar önemli bir şey, parmak şıklatmak kadar çabuk olabileceği gibi, bir kaç saat, bir kaç gün süren ve yavaş yavaş bilincimizin uyanacağı bir süreç olabilir. Herkeste farklı olabilecek, özellikle de değişim korkusu ile uzayabilecek bir süreç...
Ama çok önemli bir şey var: Asla Korkulacak Bir Şey Yok!
Lütfen sadece kendi özünüze, kalbinize, gelecek güzel günlere ve evrenin o güzel sevgi enerjisine konsantre olun, lütfen. Korku sadecce 3 boyutlu dünyanın bir manipülasyon aracı. Korkulacak hiç bir şey yok. Korkuya ihtiyacımız yok. O bir oyundu. Bitti!
Elbette bu kollektif bir uyanış olduğu kadar bireysel bir seçim yani yine de korkmayı seçip mevcut halinizi devam ettirebilirsiniz, o ya da bu, bunun bir doğrusu yok. Sadece seçim var. Ama ben şahsen, cenneti tercih ediyorum. :)
Yarın için bazı tavsiyeler yazıyorum, faydalı olabilir. Ben yapmaya çalışacağım.
- Öncelikle yarın olabildiğince huzurlu ve sakin kalmaya çalışın. Mümkünse işe gitmeyin. Sessizce evinizde olsanız çok güzel olur mesela.
- Gün içinde güneşe çıkın. Ormana gidin, sahile gidin. Güneş ışıklarının tadını çıkarın. (Yarın güneşli bir gün olmasını seçiyorum!). Bırakın güneş üzerinize parlasın, enerjisinin tadını çıkarın, sizi şifalandırmasına izin verin.
- Yarın, özellikle yarın kalbinizin sesini dinleyin. İçinizden geleni yapın, içinizden geleni söyleyin. Açık olun.
- Yarın, özellikle yarın geçmişi, geçmişten gelen alışkanlıklarınızı, bağımlılıklarınızı, düşüncelerinizi, önyargılarınızı, inançlarınızı, kalıplarınızı ışığa dönüştürün. Bırakın evrenin sevgi enerjisi onları yıkasın. Para, aile, iş, ilişkiler, devlet, hükümet, polis, asker vs. vs. her şeyi bir kenara bırakın...
- Herkesin kendi olmasına izin verin. Özellikle de hoşlanmadığınız insanların davranışlarını etiketlemeyin, kalıplara koymayın. Bırakın özgürce davransın herkes. Hoşlanmadığınız kişilere ışığınızı yollayın, sevgi yollayın.
- Meditasyon yapmanın elbette çok faydası olur. Özellikle de "herkesin ve herşeyin birliği"ne odaklanabilirsiniz. Malum ayrılıktan birliğe giden yoldayız. İyi kötü, güzel çirkin, siyah beyaz.. Hepsi bir. Ayrıca evrenden bembeyaz sevgi ışığının geldiğini, tepe çakranızdan girip tüm bedeninizi ve dış bedenlerinizi, auranızı yıkadığını imgeleyebilirsiniz, hatta hissedeceksinizdir ki bu da süper bir duygu.
- Mümkünse çok ağır yemek yemeyin. Yine mümkünse organik yeyin. Meyve ve sebze ağırlıklı beslenin. Et ve süt ürünlerinden kaçınırsanız iyi olur.
- Çıkıp yürüyün, hatta koşun. Nefes alın. Bol bol derin nefesle bedeni yıkayın. Nefes yaşam enerjisi. Yeni enerjiler damarlarımıza oradan kalbimize gidecek, çalıştırmakta fayda var.
Söylenen o ki, yarın kodlar açıldıktan sonra 6 saatlik bir uyku iyi gelecek. Bunu da yapmanız iyi olabilir.
Bu güzel günlerde, özümüzle bir, huzurlu, özgür, adaletli, birlik içinde bir yaşam için, el ele verelim.
Derin sevgilerimle...
(tavsiyeler için kaynak: http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=yU8AqGf81yE)
Işık Aktarımı: Hipofiz Boyutsal Uyumlaması
Bu yazıyı yeniden yayınlamak istedim çünkü 11 Kasım - 11:00'da (Türkiye Saati ile 12 Kasım sabahı 07:- 08:00 saatleri arasında) dünya çapında bir meditasyon yapılacak. Buna katılmak isteyenler olabilir. Hatırlatma yapıyorum, yazıdaki meditasyonu 7 kez dinleyip uyguluyoruz sonra yarım saat kadar merkezlenmiş kalıyor, özümüzle bir dünyanın ve kendimizin hayrı için en yüksek potansiyelleri içeren düşüncelerimize odaklanıyoruz.
Ben çok heyecanlıyım, bu özel günün çok büyük bir açılım olacağını ve kendi cennetimizi yaratma yolunda büyük bir sıçrama yaşayacağımızı hissedebiliyorum.
Sevgi, ışık ve bolluk dileklerimle...
---
Hathor Gezegen Mesajı ~ Tom Kenyon kanalıyla
Bizim perspektifimizden yükseliş süreci iki adet birbirine yakınsayan enerji akımı olarak görülebilir.
Birincisi KA bedeninizi, süptil enerji bedeninizi kapsar (eterik ikiziniz veya spiritüel çift). KA’nın titreşim hızını artıran herhangi bir yöntem yükseliş yöntemidir.
İkinci akım fiziksel bedeni ve maddenin ışığa dönüşümünü kapsar. Maddenin ışığa tam metamorfozu çok ileri bir yükseliş formudur ve genellikle sadece epeyce gelişmiş İnisiyelerde görülür.
Ancak, bu metamorfozun tohum şekilleri kendilerini yükseliş sürecinin çeşitli aşamalarında sunabilirler ve sunarlar.
Sizinle paylaşmak istediğimiz ses meditasyonu, endokrin sisteminize spiritüel ışık (boyutlararası ışık) akışını artırmak için bir araçtır. Yükseliş süreci sırasında bedeninizin biyolojik denizini ve içsel realitelerini oluşturan hormonlar bir arıtımdan geçerler. Bu ses meditasyonu, bu yukarıya doğru hareketi kolaylaştırmak için nazik ama güçlü bir alettir.
Meditasyon
Bu uyumlama ile çalışmak için iki yöntem paylaşmayı diliyoruz.
Birincisi yeni başlayanlar, kendi bilincinizin içsel alemlerine aşina olmayanlarınız içindir. İkinci yöntem daha ileri olanlarınız içindir.
Bu yöntemlerin her ikisi de oldukça iyi çalışır. Kendi gelişiminizde nerede olduğunuzu fark edin ve buna göre seçim yapın.
Birinci yöntem
Bu yaklaşımda odaklanmış dikkatinizi endokrin sisteminizin master düzenleyicisi olan hipofiz bezinizin olduğu bölgeye getirirsiniz. Size verdiğimiz önceki Boyutsal Uyumlamaların hepsinde olduğu gibi, işiteceğiniz sesler ışık alemlerindeki dalgalanmaların analogudur (benzeridir) ve dikkatinizi hipofiz bezinin genel bölgesinde tuttuğunuz sürece hipofizde enerjilerin hareketini yaratır. Bu bölge burun köprüsünün yaklaşık 2 cm arkasında yerleşiktir.
Ben çok heyecanlıyım, bu özel günün çok büyük bir açılım olacağını ve kendi cennetimizi yaratma yolunda büyük bir sıçrama yaşayacağımızı hissedebiliyorum.
Sevgi, ışık ve bolluk dileklerimle...
---
Hathor Gezegen Mesajı ~ Tom Kenyon kanalıyla
Bizim perspektifimizden yükseliş süreci iki adet birbirine yakınsayan enerji akımı olarak görülebilir.
Birincisi KA bedeninizi, süptil enerji bedeninizi kapsar (eterik ikiziniz veya spiritüel çift). KA’nın titreşim hızını artıran herhangi bir yöntem yükseliş yöntemidir.
İkinci akım fiziksel bedeni ve maddenin ışığa dönüşümünü kapsar. Maddenin ışığa tam metamorfozu çok ileri bir yükseliş formudur ve genellikle sadece epeyce gelişmiş İnisiyelerde görülür.
Ancak, bu metamorfozun tohum şekilleri kendilerini yükseliş sürecinin çeşitli aşamalarında sunabilirler ve sunarlar.
Sizinle paylaşmak istediğimiz ses meditasyonu, endokrin sisteminize spiritüel ışık (boyutlararası ışık) akışını artırmak için bir araçtır. Yükseliş süreci sırasında bedeninizin biyolojik denizini ve içsel realitelerini oluşturan hormonlar bir arıtımdan geçerler. Bu ses meditasyonu, bu yukarıya doğru hareketi kolaylaştırmak için nazik ama güçlü bir alettir.
Meditasyon
Bu uyumlama ile çalışmak için iki yöntem paylaşmayı diliyoruz.
Birincisi yeni başlayanlar, kendi bilincinizin içsel alemlerine aşina olmayanlarınız içindir. İkinci yöntem daha ileri olanlarınız içindir.
Bu yöntemlerin her ikisi de oldukça iyi çalışır. Kendi gelişiminizde nerede olduğunuzu fark edin ve buna göre seçim yapın.
Birinci yöntem
Bu yaklaşımda odaklanmış dikkatinizi endokrin sisteminizin master düzenleyicisi olan hipofiz bezinizin olduğu bölgeye getirirsiniz. Size verdiğimiz önceki Boyutsal Uyumlamaların hepsinde olduğu gibi, işiteceğiniz sesler ışık alemlerindeki dalgalanmaların analogudur (benzeridir) ve dikkatinizi hipofiz bezinin genel bölgesinde tuttuğunuz sürece hipofizde enerjilerin hareketini yaratır. Bu bölge burun köprüsünün yaklaşık 2 cm arkasında yerleşiktir.
11.11.11
Sevgili Arkadaşlar,
İnsanlık tarihinin en önemli ve kritik dönemi içerisindeyiz , 11.11.2011 ‘de bu güne kadar hiç gerçekleşmemiş bir yoğunlukta , ilahi ışık ve nur dünyamıza ve hepimize akmaya başlayacak. Akacak olan enerji dalgaları dünyamızı ve herbirimizi enerjisel anlamada yıkayacak , hücrelerimizin, dnamızın ve genetik kodlarımızın dönüşümünü hızlandıracak , her anlamda bizi daha da çok özümüzle bütünleştirecek bir kutsanma ve kutlama dönemini başlatacaktır. 11.11.11 tarihinde dünya üzerinde var olan her ruhun ışık kodları aktif hale gelmeye başlayacak , izin verdiğimiz ve hazır olduğumuz oranda varlığımızın çok boyutlu vehçeleri çiçeklenerek sonsuzluğa doğru genişleyecektir.
Bu özel zamana girmeden önce duygusal anlamda içinizde çözümlenmemiş ne varsa ; affederek sevgiyle salıverin , geçmiş kırgınlıkarı tamamen geride bırakın...
11.11.11 günü merkezinizde olun ve tüm günü içsel çalışmalarınıza , meditasyona ve tefekküre ayırın...
11.11.11 ‘de akacak olan enerji dalgasının kalp merkezinize akması için niyetlerde bulunun ve bu günden itibaren tamamen kalp merkezli bir hayatı yaşamanızın önünde ne engeller varsa hepsinden özgürleşmek için niyet ve aksiyonlarda bulunmaya başlayın...
Bu süreç boyunca doğada olmak ve içsel çalışmalarınızın bir kısmını doğa ana ile birlikte yapmak çok önemli...
Unutmayın, yapacağınız çalışmaları ve niyetleri sadece kendiniz için değil , tüm dünya ve yaşayan tüm canlar için yapın...
11.11.11 günü boyunca tüm dünyada 1 milyondan fazla insanın meditasyona oturması bekleniyor.
Sabah ve Akşam : saat 11.11’de olacak olan bu meditasyonlara bulunduğunuz yerden katılabilirsiniz...
İnsanlık tarihinin en önemli ve kritik dönemi içerisindeyiz , 11.11.2011 ‘de bu güne kadar hiç gerçekleşmemiş bir yoğunlukta , ilahi ışık ve nur dünyamıza ve hepimize akmaya başlayacak. Akacak olan enerji dalgaları dünyamızı ve herbirimizi enerjisel anlamada yıkayacak , hücrelerimizin, dnamızın ve genetik kodlarımızın dönüşümünü hızlandıracak , her anlamda bizi daha da çok özümüzle bütünleştirecek bir kutsanma ve kutlama dönemini başlatacaktır. 11.11.11 tarihinde dünya üzerinde var olan her ruhun ışık kodları aktif hale gelmeye başlayacak , izin verdiğimiz ve hazır olduğumuz oranda varlığımızın çok boyutlu vehçeleri çiçeklenerek sonsuzluğa doğru genişleyecektir.
Bu özel zamana girmeden önce duygusal anlamda içinizde çözümlenmemiş ne varsa ; affederek sevgiyle salıverin , geçmiş kırgınlıkarı tamamen geride bırakın...
11.11.11 günü merkezinizde olun ve tüm günü içsel çalışmalarınıza , meditasyona ve tefekküre ayırın...
11.11.11 ‘de akacak olan enerji dalgasının kalp merkezinize akması için niyetlerde bulunun ve bu günden itibaren tamamen kalp merkezli bir hayatı yaşamanızın önünde ne engeller varsa hepsinden özgürleşmek için niyet ve aksiyonlarda bulunmaya başlayın...
Bu süreç boyunca doğada olmak ve içsel çalışmalarınızın bir kısmını doğa ana ile birlikte yapmak çok önemli...
Unutmayın, yapacağınız çalışmaları ve niyetleri sadece kendiniz için değil , tüm dünya ve yaşayan tüm canlar için yapın...
11.11.11 günü boyunca tüm dünyada 1 milyondan fazla insanın meditasyona oturması bekleniyor.
Sabah ve Akşam : saat 11.11’de olacak olan bu meditasyonlara bulunduğunuz yerden katılabilirsiniz...
11.11.11'de Nefes Çalışması
11:11:11 evrenin titreşiminin artacağı bu özel zamanda güçlü niyetlerimizle CUMA 18.30 da Yogarooms'ta "NEFES SEANSI" yapıyor olacagız.
Eski yeniye yer açmak için çökerken Zerafet ve Kabullenme ile Tam BUTUNLUK için niyetlerimizin BIR olması için 11:11:11 de varlığımıza sunulan güzel armağanları almayı seçiyoruz.
Dönüşümden geçerken NEFES' le ışığımızı parıldatarak, merkezlenmiş ve huzurlu kalmak için hepinizi bekliyoruz.
YogaRooms
Bağdat Caddesi
Emek Apartmanı No. 179/1 Kat:3
Selamiçeşme
(Opet’in karşısında)
http://www.yogarooms.com.tr/
Detaylı bilgi ve rezervasyon için (rezervasyon önemle rica olunur!):
Ebru Ergenç - 0532 746 13 56 - ebruergenc@gmail.com
Ceylan Harmancı - 0532 665 77 72 - charmanci@superonline.com
Eski yeniye yer açmak için çökerken Zerafet ve Kabullenme ile Tam BUTUNLUK için niyetlerimizin BIR olması için 11:11:11 de varlığımıza sunulan güzel armağanları almayı seçiyoruz.
Dönüşümden geçerken NEFES' le ışığımızı parıldatarak, merkezlenmiş ve huzurlu kalmak için hepinizi bekliyoruz.
YogaRooms
Bağdat Caddesi
Emek Apartmanı No. 179/1 Kat:3
Selamiçeşme
(Opet’in karşısında)
http://www.yogarooms.com.tr/
Detaylı bilgi ve rezervasyon için (rezervasyon önemle rica olunur!):
Ebru Ergenç - 0532 746 13 56 - ebruergenc@gmail.com
Ceylan Harmancı - 0532 665 77 72 - charmanci@superonline.com
9 Kasım 2011 Çarşamba
8 Kasım 2011 Salı
Duyguları Serbest Bırakmak
11.11.11'e yaklaşıyoruz ve özümüzle bir olmak için önümüzde büyük bir fırsat var. O yüzden bu dönemde olabildiğince merkezlenmiş, anda farkında kalmak, olaylara, durumlara ve insanlara Tanrı bilinci ile yaklaşmak bu büyük fırsattan yararlanmamıza da büyük katkı yapacaktır diye hissediyorum. Bu yüzden aşağıdaki çok basit ama etkili çalışmayı sizlerle paylaşmak istedim. Sizi çok şaşırtacağına eminim. Facebook'ta bir arkadaşımız paylaşmış; sayfasının adı "Sonsuz Şifa". O da bir yerden alıntı olarak aldığından kaynağını bulamadım ne yazık ki ama kesinlikle denemeye değer:
-------
Bu yazıda duygularımızı nasıl serbest bırakacağımızla ilgili bir teknikten bahsedeceğim.
Türkiye de pek fazla kişi tarafından bilinmeyen bu basit teknik gerçekten çok etkilidir.
Tekniğin adı Sedona Method ve bu tekniğin kitabı, Ganj Kitap tarafından da Türkçe'ye çevrilmiş durumda.
Bu tekniğin temeli, Özbenlik olarak adlandırabileceğimiz "Gözlemcinin", duygulardan ayrışmasıdır.
Yani Özne olan Gözlemci, Nesne olan Duygulardan ayrışmakta ve bu ayrışma sonucunda duygu otomatik olarak dönüşmektedir.
Buna bir örnek vermek gerekirse,
Gözlemci olan Şuurumuzu, elimiz olarak düşünelim ve duyguları da bir kalem gibi düşünelim.
Elimize bu kalemi alıp sımsıkı tutmak, duygularımızla özdeşleşmenin sembolü olsun.
Duygularımızla böyle bir özdeşleşme gerçekleştirdiğimiz anda, biz tamamen duygu haline geliriz ve bu durumdayken çözüm üretemeyiz ve kısır bir döngü içine gireriz. Oysa duygu ve özbenliğin ayrı olduğunu farkettiğimiz anda, örneğimizden misalle; elimiz açılır ve kalem yere düşer. Özdeşleşme kırılır.
Bu bildiğiniz gibi meditasyon denilen çalışmanın yapmak istediği şeydir. Buna tasavvuf çalışmalarında da Murakabe ismini vermişlerdir.
Sedona Method denilen bu çalışma, bu öğretilerin içeriklerini boşaltıp sadece tekniği geride bırakmıştır. Böylece olayı basitleştirip herkesin kullanabileceği bir şekle sokmuştur.
1- Rahatsız olduğunuz bir durumu hayal edin, bu duygunun ortaya çıkmasını sağlayacaktır.
Örnek olarak "kıskançlık" duygusunu ele alalım.
Sevgilinize birisinin ilgi gösterdiğini hayal ettiğinizde kıskançlık duygusu ortaya çıkacaktır.
Duygu ortaya çıktığında bunu vücudunuzun neresinde hissettiğinize dikkat edin.
-------
Bu yazıda duygularımızı nasıl serbest bırakacağımızla ilgili bir teknikten bahsedeceğim.
Türkiye de pek fazla kişi tarafından bilinmeyen bu basit teknik gerçekten çok etkilidir.
Tekniğin adı Sedona Method ve bu tekniğin kitabı, Ganj Kitap tarafından da Türkçe'ye çevrilmiş durumda.
Bu tekniğin temeli, Özbenlik olarak adlandırabileceğimiz "Gözlemcinin", duygulardan ayrışmasıdır.
Yani Özne olan Gözlemci, Nesne olan Duygulardan ayrışmakta ve bu ayrışma sonucunda duygu otomatik olarak dönüşmektedir.
Buna bir örnek vermek gerekirse,
Gözlemci olan Şuurumuzu, elimiz olarak düşünelim ve duyguları da bir kalem gibi düşünelim.
Elimize bu kalemi alıp sımsıkı tutmak, duygularımızla özdeşleşmenin sembolü olsun.
Duygularımızla böyle bir özdeşleşme gerçekleştirdiğimiz anda, biz tamamen duygu haline geliriz ve bu durumdayken çözüm üretemeyiz ve kısır bir döngü içine gireriz. Oysa duygu ve özbenliğin ayrı olduğunu farkettiğimiz anda, örneğimizden misalle; elimiz açılır ve kalem yere düşer. Özdeşleşme kırılır.
Bu bildiğiniz gibi meditasyon denilen çalışmanın yapmak istediği şeydir. Buna tasavvuf çalışmalarında da Murakabe ismini vermişlerdir.
Sedona Method denilen bu çalışma, bu öğretilerin içeriklerini boşaltıp sadece tekniği geride bırakmıştır. Böylece olayı basitleştirip herkesin kullanabileceği bir şekle sokmuştur.
1- Rahatsız olduğunuz bir durumu hayal edin, bu duygunun ortaya çıkmasını sağlayacaktır.
Örnek olarak "kıskançlık" duygusunu ele alalım.
Sevgilinize birisinin ilgi gösterdiğini hayal ettiğinizde kıskançlık duygusu ortaya çıkacaktır.
Duygu ortaya çıktığında bunu vücudunuzun neresinde hissettiğinize dikkat edin.
4 Kasım 2011 Cuma
3 Kasım 2011 Perşembe
Pleiades Mesajları 1.11.11
Pleiades'li dostlarımızın son mesajı yukarıda. Müzik çok güzel o yüzden videoyu da koyuyorum. Çeviriyi de ben yaptım. Bu kez zaman bulup yaptığım için çok mutluyum. Yine de hızla yaptığım için hatalar olabilir, affola. Sevgi ve ışıkla.
Pleiades Mesajı 1.11.11
Greg Giles tarafından alınan kanal mesajı
Bir çoğununuz dünyanızdaki herkesi koşulsuz olarak sevmekte ama hala diğerlerini küçümseyen ve sadece kendini düşünen ve topluma hizmet için hiçbir çaba göstermeyenler bulunmakta.
Potansiyelini gerçekten fark eden bir toplum, yaşam deneyimlerini hep birlikte yarattıklarını anlamış bir toplumdur. Anahtar budur.
Kollektif farkındalık sistemi toplumun her bireyinin ona kattığı düşünce biçimleri ile beslenir. Bu sistem bir projektör görevi görerek paylaşılan bu sahneyi hikayenizin görüntüleri ve sesleri ile doldurur.
Her birey, bu birlikte yazılan senaryoda kendi rolünden sorumludur. Bu yüzden lütfen düşüncelerinizi seçerken bir anlamda sizden bağımsız olarak kollektif farkındalığa katılacak ve çevrenizdekilerin üzerinde olumsuz etkileri olabilecek enerjileri beslememeye dikkat edin.
Her şey bir seçim ve kendi hayatınızı nasıl yaşayacağınızın seçimini yapma hakkı da tamamen sizde olmasına rağmen, başka birinin yaşamını olumsuz etkilediğinizde karma da devreye girmektedir. Bu çok hassas bir danstır ve bilge bir ruh ne verirse onu alacağını bilir.
Karşılığını almak için almayı öğrendiğinizde aslında sadece kendinizden alırsınız. Aslında çalmak diye bir şey yoktur çünkü gerçekte eninde sonunda hesap kapanana kadar karşılığını ödeyeceğiniz bir şeyi ödünç almış sayılırsınız.
Almak için de aynı şey geçerlidir. Verdiğiniz her şey eninde sonunda size geri gelir. Ver, al, paylaş. Bilanço hesabı gün sonunda mutlaka mükemmel olarak tutacaktır.
2 Kasım 2011 Çarşamba
Yükseliş 11.11.11 Yıldız Kapısı
Başmelek Mikail ~ Celia Fenn kanalıyla
Sevgili Işıkişçileri, büyük kargaşa ve değişim zamanından geçiyorsunuz. Bazılarınız 11 Kasım’da zirveye ulaşacak olan 11:11:11 Yıldız Kapısının açılışının yaşamınızdaki etkilerini hissediyor olabilirsiniz. Ama bu, Bilinçli Yükseliş yolunda olanlarınızın hepsi için zorlayıcı bir zaman iken, ayrıca büyük Işıldama ve Berraklık zamanı da olacak. Bu Yıldız Kapısında sunulan armağan Benliğin Yüksek ve Alt Veçhelerinin Mutlak Bütünlükte tam hizalanmasıdır.
11:11:11 Kapısı ve Ne Anlama Geldiği
11:11 Yıldız Kapıları her zaman Gezegenin Ruhsal Aydınlanma akışı deneyimlediği zamanlardır. Bu, Ağustos ayındaki Aslan Kapısından ve 8:8 Armonik vorteksinden sonra ilk büyük Yıldız Kapısıdır. Ancak bu yıl enerji özellikle güçlüdür, çünkü olağan çifte 11 kapısı, üçlü 11 kapısına güncellenmiştir. Bunun nedeni, rakamların enerjisel armonikleridir, 11.11.2005 de bir 11’dir (2+2+7=11).
Bu üçlü 11 vorteksi, Aslan Kapısı portalının açılışında olduğu gibi, bu yılın Temmuz ayındaki üçlü 7 veya 7:7:7 kapısını başlatan enerjilerin zirveye ulaşmasını temsil eder. Bu olayda, enerji Çok – Boyutlu Yükselmiş İnsanların tüm 12 Çakra Sistemini aktive etti. Son birkaç ayda, siz Işıkişçileri ve Yükselişin ilk dalgasının üyeleri Gezegendeki Solar Dişil enerjilerin uyanışı vasıtasıyla İlahi Dişilin yardımıyla On İki Çakra sisteminizi dengelemek ve alt çakraların Turuncu – Pembe Işının ileri enerjileriyle aktivasyonunu kolaylaştırmak için çalışmaktaydınız.
Şimdi, bu dengeye ulaşılırken, Varlığınızın Yüksek ve Alt Veçhelerini tam Uyum ve Hizalanmaya getirmek için 11:11:11 Yıldız Kapısının enerjileriyle çalışabilirsiniz. Bu dengeye Kalp Çakrasında ulaşılır ve bu zamanda Kalbinizin Işığında olmanın ve Kalp enerjilerinin akmasına izin vermenin önemi yeterince vurgulanamaz.
Sevgili Işıkişçileri, büyük kargaşa ve değişim zamanından geçiyorsunuz. Bazılarınız 11 Kasım’da zirveye ulaşacak olan 11:11:11 Yıldız Kapısının açılışının yaşamınızdaki etkilerini hissediyor olabilirsiniz. Ama bu, Bilinçli Yükseliş yolunda olanlarınızın hepsi için zorlayıcı bir zaman iken, ayrıca büyük Işıldama ve Berraklık zamanı da olacak. Bu Yıldız Kapısında sunulan armağan Benliğin Yüksek ve Alt Veçhelerinin Mutlak Bütünlükte tam hizalanmasıdır.
11:11:11 Kapısı ve Ne Anlama Geldiği
11:11 Yıldız Kapıları her zaman Gezegenin Ruhsal Aydınlanma akışı deneyimlediği zamanlardır. Bu, Ağustos ayındaki Aslan Kapısından ve 8:8 Armonik vorteksinden sonra ilk büyük Yıldız Kapısıdır. Ancak bu yıl enerji özellikle güçlüdür, çünkü olağan çifte 11 kapısı, üçlü 11 kapısına güncellenmiştir. Bunun nedeni, rakamların enerjisel armonikleridir, 11.11.2005 de bir 11’dir (2+2+7=11).
Bu üçlü 11 vorteksi, Aslan Kapısı portalının açılışında olduğu gibi, bu yılın Temmuz ayındaki üçlü 7 veya 7:7:7 kapısını başlatan enerjilerin zirveye ulaşmasını temsil eder. Bu olayda, enerji Çok – Boyutlu Yükselmiş İnsanların tüm 12 Çakra Sistemini aktive etti. Son birkaç ayda, siz Işıkişçileri ve Yükselişin ilk dalgasının üyeleri Gezegendeki Solar Dişil enerjilerin uyanışı vasıtasıyla İlahi Dişilin yardımıyla On İki Çakra sisteminizi dengelemek ve alt çakraların Turuncu – Pembe Işının ileri enerjileriyle aktivasyonunu kolaylaştırmak için çalışmaktaydınız.
Şimdi, bu dengeye ulaşılırken, Varlığınızın Yüksek ve Alt Veçhelerini tam Uyum ve Hizalanmaya getirmek için 11:11:11 Yıldız Kapısının enerjileriyle çalışabilirsiniz. Bu dengeye Kalp Çakrasında ulaşılır ve bu zamanda Kalbinizin Işığında olmanın ve Kalp enerjilerinin akmasına izin vermenin önemi yeterince vurgulanamaz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

