2 Şubat 2011 Çarşamba

Altın Çağ'a Selam Olsun! - Scott Mowry

2011 yılı, insanlık tarihindeki en önemli bitiş ve başlangıç dönemidir.

2010’un (şükürler olsun!) bitmesiyle, insanlık için gelen muhteşem bir yeni çağın şafağında oturuyoruz. Güzelliğin, muazzam bir evrimin, en derin anlamın çağı... Bilegeldiğimiz yaşam ‘daha iyiye doğru’ önemli çok ölçüde değişmek üzere.

2011 yılı, insanlık tarihindeki en önemli bitiş ve başlangıç dönemidir. Biz tam anlamıyla, ‘olmanın’ eski halini geride bırakıyor, insan ırkının daha büyük ve mükemmel görkemliliğine doğru yol alıyoruz. Gerçekte, 2011 belki de bugüne kadar yaşadığımız en muazzam, en hayret verici yıl.. Evet, bugüne kadar gelmiş geçmiş yılların en muhteşemi...

Dünya ve insan ırkı çok uzun zamandır, sağlam ve özenle idare edilen bir evrim yolunda ilerlemektedir. 2011’de tamamlanmaya başlayan yolculuk, 16.4 milyar yıldır süregelmekteydi. 16.4 milyar yıllık zaman çerçevesi, şimdi de içinde bulunduğumuz insan bilinci için idrak edilmesi adeta güç bir sayıdır. Bunun doğru olduğunu biliyoruz, tarihsel kayıtlara baktığımızda, insan evriminin türlü aşamalar ve döngülerle açıkça hızlandığına şahit oluyoruz. Şimdi Dünya’nın bulunduğu üçüncü boyut realitesinin içinde evrimin doruklarına erişmek üzereyiz. Bunun anlamı, kesin bir değişiklik zorunlu olduğundan, büyük bir yükselişin artık rahatlıkla cereyan etmesi gerektiğidir. Bir başka deyişle, üçüncü boyutsal deneyimimiz içinde, evrilebileceğimiz kadar evrilmiş olduğumuzdur, şimdi varoluşun bir üst seviyesine yükselmeliyiz.

Üzerinde yürüyor olduğumuz evrim yolu, bir sözcükle özetlenebilir – BİLİNÇLİLİK. Bilinç akışı kesin olarak ölçülebilir ve bize artık son saate ulaştığımızı söyleyebilir. Biz şu anda sürekli çoğalan bir oranda evriliyor ve bu güne kadar olan en üst düzeye yükseltilmeye doğru dengeleniyoruz. Yaşamınızın nasıl değiştiğini hissedebiliyor musunuz? Hatta ayak uydurmakta zorlanıyor bile olabilirsiniz. Bu hissettiğiniz Yükselen Bilincin Evrimidir.

Yirmi farklı Maya takviminden biri olan Tun takvimine göre, bizler 2011’in ilk çeyreğinde başlayacak ve 28 Ekim 2011’de son bulacak olan bilincin dokuzuncu ve son devresinin zirve noktasında oturmaktayız. Bunun anlamı; 16.4 milyar yıldır süregelen evrim, Şubat ve Ekim ayları arasında gözler önüne serilecek! Aynı zamanda eskiden yıllar alan değişiklikler şimdi her 18-20 gün içerisinde bir gerçekleşecek! Bu eski döngünün 20 katı bir hız anlamına gelmektedir. Neden dokuz kat? ‘9’ numarası, numerolojide, tamamlanma anlamına gelir ve oldukça önemlidir. Bu yüzden Mayalar tarafından inşa edilmiş, daha sonra Meksika ormanları ve Orta Amerika’da keşfedilmiş bir çok piramit dokuz kata ya da merdivene sahiptir.

Mayalar; zaman, bilinçlilik ve evrim hakkında, günümüzün bilim adamları ve dini liderlerinden çok daha fazla bilgiye sahiptiler. Onlar Dünya yüzünde bugüne dek yaşamış en olağanüstü toplumdu. İnanılmaz bir şekilde, bizim bu evrimsel döngüyü 2011 yılında tamamlayacağımızı tahmin etmişlerdi! Mayalar bize, bu final dokuzuncu evreyi tamamladıktan sonra, “zamansızlığın zamanı” olarak bilinen döneme gireceğimizi söylüyorlar. Zaman, bizi üçüncü boyut varoluşuna hapseden hem bir illüzyon hem de bir hapishanedir. Ama tüm bunlar önümüzdeki yıllarda dönüşüme uğrayacaktır. Öz olarak, bizler insan deneyimimizi tamamlamak üzereyiz ve çok daha büyük bir varoluşa – beşinci boyuta ve Yeni Dünya’ya – geçiş yapmaya hazırız!

İçinde bulunduğumuz zamanların ne kadar heyecan verici olduğunu görüyor musunuz? Gelecek hepimiz için o kadar parlak ki! Dünya, evrende; belki de üzerinde yaşanacak en meydan okuyucu gezegen. Bazen enerji o denli ağır, o denli hantal ki, yolumuzu bulmak bile imkansız… Sanki karanlıkta boş yere çabalıyoruz, bir ip ucu bile yok kurtuluş için. Bu yüzden insan ırkı bu denli bunaltıcı bir krizin içinde. Ama şimdi bu muazzam bilinç sıçraması ile, öyle görünüyor ki, bu bütünüyle karanlık, siyah-beyaz Dünya’dan, tüm çiçekleri açılmış, görkemli bir gökkuşağına dönüşmüş Dünya’ya dönüşeceğiz biz de… Ne kadar heyecanlı olacağını düşünebiliyor musunuz?

Bu dokuzuncu ve son bilinç düzeyi, “ Birlikte-Yaratmanın Bilinci” olarak isimlendirilmiştir. 2011 yılı, aynı zamanda “Mucizeler Çağı” olarak açıklandı. Sanırım aynı fikirdesiniz, gerçekten oldukça parlak görünüyor. Birlikte-yaratma bilincinde, ilk kez, düşüncelerimizin, duygularımızın, tutumlarımızın ve inançlarımızın gerçek gücünü keşfedeceğiz. Şimdi gezegenin bilinci, bize engel olmak yerine bizimle birlikte çalışıyor. Bu değişim zamanları, New York Times’da ya da CNN’de duyurulacak. Hükumetimiz ya da dünya liderleri bu günlerin gerçek öneminden söz edecekler mi? Muhtemelen hayır! Dini liderlerimiz Dünya’daki bu düzensiz zamanlarda rehberliğimizi üstlenecekler mi? Ona da ha-yır! Ve son olarak, Dünya’daki herkes Dünya gezegeninde vuku bulan bu çarpıcı değişikliklerin farkına bile varacak mı? Tek kelimeyle HAYIR.

Bu yaşadıklarımızın daha çok bireysel deneyimler olduklarını anlamalısınız. Herkes, düşünceleri, duyguları, inançları ve tutumlarının doğrultusunda tümüyle birbirinden farklı olacak. Ama eğer şimdi gezegene dolmakta olan sürekli evrilen enerji ve frekanslara uyumlanırsanız, onları hissedebileceksiniz.

Ama en önemlisi kendinize, insanlığın büyük değişiklikler zamanında hissettiği korku ve endişe duygularını bırakmaya izin vermeniz fazlasıyla önem taşır – ve bu en önemli değişimdir. Bunun yerine pozitife odaklanın ve bu geçici engebeli geçiş zamanında, yeni Dünya’ya giriş yapmaya cesaret ederken, nazik İlahi bir El’den rehberlik aldığınıza inanç duyun.

Bu Dünyasal insan deneyimi yıllar geçtikçe güzelleşiyor, ve artık değişiklikler, göz açıp kapayıncaya kadar, bir gecede gerçekleşmeye başlıyor. Ama her şey birden süt liman olacak değil. Yaşamlarımız aniden 29 Ekim 2011’de toz pembe olmayacak! Bu sadece büyük açılımın başlangıcı. Hazır olanlar, kalplerini açmış olanlar, yaşamlarında, onları aydınlanmış bilinç düzeylerine taşıyacak hızlı değişim-dönüşümler deneyimleyebilirler.

Diğerlerinin bu düzeylere gelmesi biraz daha zaman alabilir. Sonuçta, her şey size bağlı! Ama önümüzdeki birkaç on yıl içinde, tüm kargaşa, sorun ve çelişkiler bütünüyle yok olacak. Tüm bu vahşet, savaş, baskı, yoksulluk, adaletsizlik, yokluk, sınırlılık ve tüm negatif koşullar kaybolacak. Ve tüm karma temizlenecek. Sonsuza dek! Tüm hastalıkların, fiziksel şikayetlerin ve hatta ölümün bile üstesinden geleceğiz.

Büyük bilgelik ve öğretiler gelmeye başlayacak. Uzun süredir baskılanmış büyük teknolojiler saklandıkları yerlerden çıkacaklar. Günlük yaşamlarda inanılmaz mucizeler açıkça boy göstermeye başlayacak.Bizler gerçek ve koşulsuz sevginin ne olduğunu deneyimleyeceğiz ve o bu güne dek hissettiğiniz en süptil, en görkemli duygu olacak. Sizi temin ederim! Ve ayrılığın bitmek tükenmek bilmez dönemlerinden sonra, yıldızlar arasında yaşayan en büyük, en harika aile, çağlar sonra tekrar birleşecek. Ve en güzeli, insan ırkı sonunda birleşerek Bir olacak ve yüzyıllardır beklenen Dünya’da cennete ulaşacak. Yeni Dünya’da 1000 yıllık barış! Sonra anlayacağız ki bu uzun, çok uzun olan yolculuğumuz buna değermiş.

Özet olarak, bu zamanlar bizim görebilmek için yaşamayı umudettiğimiz zamanlardır. Şahane olayların sahne almaya başlamasıyla sonunda Altın Çağa kendi gözlerimizle şahitlik etmeye başlayacağız. Bu zamanlar artık burada ama yine de, bu dönüşümün sadece başlangıç aşamalarındayız. Şimdi bilincin evriminin aralıksız sürecinde, başladığımız yere dönmemizle – yaşamlarımızı ayrılık formu yerine İlahi Olan ve Tanrı ile bağlantılı yaşamaya başlarken – bitiş çizgisine doğru süratle yaklaşıyoruz.

Hatırlayın, insan deneyiminin bir çağı sona yaklaşırken, tam ardından ihtişamlı bir Dünya ortaya çıkıyor. Haberlerde ya da gazete başlıklarında ne okursanız okuyun, burada olduğunuza ve bu inanılmaz zamanlarda yer aldığınıza şükredin.

Referans ve daha fazla bilgi için: http://www.miraclesandinspiration.com./commentaries_2011.html

Çeviri: Güneş Kurtulan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme